Tokatlıdır. Tokat’da medfûn olan eş-Şeyh Alâeddîn Ali bin Abdülmennân bin Ali mahdûmudur. Gençliğinde Amasya’ya gelip Mevlânâ Hüsâmeddîn Hüseyin el-Mevlevî’den ulûm-ı Arabiyye ve Farisiyye’yi öğrendi. Sonra Mevlânâ Şerefeddîn Mehmed el-Erzincanîden usûl-i şer’iyyeyi vesâir ulûm-ı âliyeyi aldı.
Bir müddet tedrîs-i ulûm ederek Amasya hükümdârı el-Hâc Şâdgeldi Pâdişâh’a kendini saydırdı. Ba’dehû Mevlânâ eş-Şeyh İbrâhim el-Basrî meclisine devam ederek tasavvufa meyletdi. Müşârün-ileyhe inâbe edib tarîkat-ı sûfîyyeye girdi. Ümerâdan Ahî Sa’deddîn, Kale kapısı civârında bir zâviye yapdırıp meşîhatini buna verdi.
Bu zâviyede yıllarca tedrîs ve irşâd ile iştigâl ederek 781 hudûdunda vefât etdi. Âlim, fakîh, zâhid, kâmil bir zât olup “Küpeli Şeyh” demekle meşhûr idi. İçerişehir’de Kale kapısı civârında zâviyesi önünde medfûndur. Bugün zâviye yokdur. Fakat bunun türbesi görülmektedir. [538]
Mahdûmları Abdülcebbâr, Abdülkâhir Çelebilerdir. Abdülcebbârzâde Şeyhülislâm Abdülkerîm Çelebi ve bunun mahdûmu Mevlânâ Mecdeddîn Abdülkâdir Çelebi de kazaskerdir. Bunun mahdûmu Mevlânâ Muhyiddîn Mehmed Çelebi de kazasker idi. Bunlara “Kâdirîler” ve “Küpelioğulları” dendi. Sâhib-i tercemenin birâderi Mevlânâ eş-Şeyh Şehabeddîn Şâdi Çelebi de kibâr-ı meşâyihden olup evlâdına “Şâdîliler” dendi.