Osmanlı Devleti'nde tahta aday şehzadeler, devlet yönetimini öğrenmeleri için lalalarıyla birlikte Anadolu'daki sancaklara gönderilirdi. Amasya, Manisa ile birlikte bu sancakların en önemlilerindendi; XV. ve XVI. yüzyıllarda pek çok şehzade burada sancakbeyliği yaptı, bir kısmı da kentteki sarayda doğdu. Amasya'nın "Şehzadeler Şehri" diye anılması bu uzun gelenekten kaynaklanır. Bu bölüm, Amasya'da doğan ya da kentte görev yapan şehzadelerin hayatlarını tek tek ele alır.

Padişah olan şehzadeler arasında Fetret Devri'nde Amasya'yı üs edinerek devleti yeniden birleştiren Çelebi Mehmed, Amasya'da doğan II. Murad, çocukluğunda Amasya'da sancakbeyliği yapan II. Mehmed, kentte uzun yıllar kalan II. Bayezid ve Amasya'da doğan Yavuz Sultan Selim bulunur. Tahta çıkamayan şehzadelerin hayatları da bu bölümde yer alır; II. Bayezid'in oğlu ve Amasya'nın otuz yıllık sancakbeyi Şehzade Ahmed, âlim ve şair Şehzade Korkut, Kanunî'nin oğulları Şehzade Mustafa ve Şehzade Bayezid bunların başında gelir.

Daha az tanınan şehzadeler de ayrı yazılarla anılmıştır: II. Murad'ın oğulları Ahmed Çelebi ve Alaeddin Ali Çelebi, II. Bayezid'in Amasya'da doğan oğulları Abdullah, Alemşah, Şehinşah ve Mahmud ile Şehzade Ahmed'in Safevîlere sığınan oğlu Murad. Bu biyografiler, Amasya Tarihi bölümünde sancak usulünü, lala kurumunu, şehzade törenlerini ve taht kavgalarını anlatan yazılarla birbirini tamamlar.