Amasya'nın kültür hayatı, uzun süre şehzade sarayı ve medreselerle iç içe yaşamış bir kentin birikimini taşır. Saray çevresinde yetişen hattat, nakkaş ve musikişinaslar kentin sanat geleneğini biçimlendirirken çarşıdaki esnaf, köylerdeki dokumacılar ve düğünlerde çalıp söyleyen halk sanatçıları gündelik hayatın kültürünü sürdürdü. Bu bölüm iki alanı birlikte ele alır: saray ve medrese kökenli sanatlar ile sözlü, halk kökenli gelenekler.
Sanat tarihine ayrılan yazılar arasında Kalemin Şehri: Amasya'da Hat Sanatı, Şeyh Hamdullah ve Mustafa Dede, Amasya ve Minyatür Sanatı, Amasya'da Tekke Musikisi ve Zikir Geleneği ve Amasya'da Musiki ile Şifa bulunur. Halk kültürü tarafında Amasya Folkloru, Amasya Türküleri ve Uzun Havalar, Amasya'da Âşıklık Geleneği, Amasya Ağzı ve Yöresel Deyimler ve Amasya'da Meddah ve Karagöz yer alır. Düğün ve kına geceleri, doğum ve çocuk gelenekleri, sünnet ve kirvelik, cenaze âdetleri, Nevruz ve Hıdrellez, Muharrem ve aşure gibi hayatın dönüm noktalarına ve takvime bağlı töreler ayrı yazılarda anlatılmıştır.
El sanatları ve zanaatlar bölümün önemli bir kısmını oluşturur; bakırcılık, keçecilik, yazmacılık, Erhani gümüş işçiliği, iğne oyası ve coğrafi işaretli Yassıçal çuhası bunlar arasındadır. Ferhat ile Şirin anlatısı, Amazonlar rivayeti ve Kurtboğan efsanesi gibi yazılar, yerel hafızanın kentin yapılarına ve yerlerine nasıl bağlandığını gösterir. Yeşilçam yönetmeni Muharrem Gürses ve sanat müziği sanatçısı Perihan Altındağ Sözeri gibi çağdaş Amasyalı sanatçıları tanıtan yazılar da bu başlık altındadır.