Amasya, XV. ve XVI. yüzyıllarda şehzade sarayının çevresinde oluşan edebî muhitiyle Osmanlı şiirinin önemli merkezlerinden biri oldu. Sancakbeyi şehzadelerin birçoğu şiir yazıyor, meclislerinde şairleri ve âlimleri ağırlıyordu; II. Bayezid Adlî, Şehzade Korkut Harîmî, Şehzade Mustafa Muhlisî mahlasını kullandı. Divan sahibi bilinen ilk kadın şairlerden Mihrî Hatun Amasyalıdır. Kentin şiir geleneği sonraki yüzyıllarda da sürdü ve XX. yüzyılın başlarına kadar Amasya'yı anlatan manzumeler yazıldı.

Edebiyat bölümü bu birikimi şiirlerin kendisi üzerinden tanıtır. Her şiir güvenilir bir neşirdeki özgün metniyle verilir; ardından günümüz Türkçesiyle beyit beyit aktarımı ve şiirin türü, vezni, söz sanatları ve varsa yazılış vesilesi üzerine edebî ve tarihî bir yorum gelir. Yararlanılan neşirler ve araştırmalar her yazının sonundaki kaynakçada gösterilir.

Bölüm dört alt başlıktan oluşur. Mihrî Hatun, Amasyalı şairin divanındaki şiirleri tek tek sunar. Adlî (II. Bayezid), Amasya'da uzun yıllar sancakbeyliği yapan padişahın divanından şiirleri içerir. Amasya Şiirleri, Hızrî'den Gelibolulu Âlî'ye, Abdurrahman Kâmil'den Hüseyin Hüsameddin'e kadar Amasya'yı konu edinen manzumeleri toplar. Amasya Divan Şairleri ise Münîrî, Tâcî Bey ve Tâcîzâde Sa'dî Çelebi gibi kentte doğan ya da şehzade saraylarında şiir söyleyen şairlerin edebî kişiliklerini ve eserlerini ele alır.