Amasya civârında medfûn olan Baba İlyâs Horosânî birâderi Hüseyin bin Alî bin Ahmed Horasânî mahdûmudur. Tahsîl-i ulûm edib amcasının hizmetinde kâ’im olarak iktisâb-ı fezâ’il ü şöhret ve ihrâz-ı hilâfet etdi.

657’de Baba İlyâs’ın irtihâlinde Mes’ûdiyye Zâviyesi şeyhi olup Baba İlyâs’ın mürîdânını başına topladı. Baba İlyâsoğlu Vezîr Şemseddîn Mahmûd et-Tuğrâî 660’da vezâretten azledildikde bunun nezdine gelip ihtiyâr-ı tekâ’üd etmişdi. [563]

Sultân Kılıçarslan-ı Râbi’in vezîr-i a’zamı olan Mu’îneddîn Süleyman Pervâne, Şemseddîn Mahmûd’un Behlûl Baba nezdine gelmesini muvâfık görmedi. Çünkü Baba’nın nüfûzu büyük, Şemseddîn Mahmûd’un tarafdârânı çoktu. Bununla beraber Sultân’ın bunlara teveccühü vardı.

Mu’îneddîn Pervâne, kendi mevki’ini tahkîm için sâhib-i tercemeyi Mes’ûdiyye meşîhatından azlederek Amasya’dan kaldırıp Suşehri’ne gönderdi. Sultân Kılıçarslan orada kendisine bir zâviye yaptırdı. Mikdâr-ı kâfi arâzi temlîk ve vakfedip teveccühâtını gösterdi.

664’de sultân-ı müşârün-ileyhin şehâdetini ve kendisinin azl ve iclâsını Mu’îneddîn Pervâne Bey’den bilip Amasya’da Mes’ûdiyye şeyhi olan Pîrdâşı İzzeddîn İbik Baba ile beraber oldu. 676’da Pervâne Bey’in i’dâmından sonra vefât etdi. Âlim, zâhid, sahî, müdebbir bir şeyh-i meşhûr idi.