Amasyalıdır. Fuzalâdan Hızır Paşa müderrisi “Şeyh Şâdilü” demekle meşhûr Mevlânâ Muhyiddîn Mehmed Efendi’nin mahdûmudur. Pederinden ve Amasya’da Hüseyniyye müderrisi Taşköprülü Mevlânâ Musliheddîn Efendi’den tahsîl-i ulûm ederek mücâz ve üstâdına mu’îd olduğu esnâda 918’de peder ü üstâdıyla beraber İstanbul’a [239] kaldırıldı.

Ba’dehû üstâdından mülâzım ve ba’zı medârise müderris olup, Bursa, Edirne medreselerine müderris olduktan sonra İstanbul’da Hacı Hasanzâde Medresesi müderrisi olduğu hâlde 951’de vefât etdi. “Terceme-i Şakâyık”ta fâzıl, cevdet-i karîha ve sıhhat-i akîdeye mâlik, âkil, bid’âtten müctenib, leyyinü’l-cânib bir zât idi.

Çünkü Şehzâde Sultân Ahmed’in Amasya vâlîliği zamânında ulemâ-yı a‘câmın nüfûzuyla teşeyyu’ akâ’idi ba’zı zevâtın tağrîbine bâ’is olacak dereceye varmışdı. Bunların Amasya’dan kaldırılması da teşeyyu’ zannından neş’et etmişdi.