Amasya Türklerinden Abdüssselâm oğludur. Sultân Alâeddîn Keykubât-ı Selçûkî hizmetinde tefeyyüz ederek mîrâhûru oldu. Gıyâseddîn Keyhüsrev zamanında Malatya emîri ve 647’de Amasya vâlisi oldu. [331]

658’de nâib-i saltanat olarak Amasya vâliliği uhdesinde kaldı. 665’de Amasya’nın garb tarafında yaptırmakda olduğu câmii, medrese ve önündeki türbesini ikmâl ederek evkâfını tanzîm etdirdi.

675’de Mısır harbine bi’z-zarûre iştirâk etdiği esnâda Amasya, Emîr Celaleddîn Şâh Melik tarafından istîlâ ve işgâl edilmiş ise de 676 senesi muharreminde Amasya’yı kurtarmış olduğundan yine vâlî olarak mevkiini muhafaza etdi.

Ancak mahdûmu Emîr Sinaneddîn Mûsâ Bey bu muhârebede Mısır Türklerine esir olduğundan bunu kurtarmağa bir vesîle olmak üzere Antalya vilâyeti de uhdesine tevcîh edilip ağır fidye vermek sûretiyle oğlunu esâretden kurtardı.

678’de oğlu Mısır’dan hasta olarak avdet etdiyse de az müddet sonra vefât eylediğinden pek müteessir olup kendisi de 679 rebîülâhirinde vefât etdi. Türbesinde medfûndur. Adil, müdebbir, âlim, muktedir bir zât idi. Otuz iki yıl Amasya vâlisi olmuştu. [332]

Tercemesi birinci bâbda tafsîl edilen bu zâta halk dilinde Torumtay Paşa denmekdedir. Çünkü Torumtay hakikaten lugat ma’nâsıyla Paşa ya’nî müdebbir, işgüzâr, halk işlerini görmekde pek becerikliydi. Hafîdi Nâsıreddîn Mehmed Bey bin Sinâneddîn Mûsâ Bey yerini tutdu. Bunun mahdûmu Şerefeddîn Ya’kub Şâh’dır.

Bu Ya’kub Şâh’dan sülâlesi dört yüz yıldan ziyâde Amasya’da yaşadı. Evkâf ve hayrâtını idâre etdi. Bunların içinde vüzerâ, ümerâ, a’yân, ulemâ vardı. Kaya Paşalar, Mehmed Paşalar, Mustafa Paşalar, Dursun Beyler, Adil Beyler pek meşhûrdur.

Son Dursun Bey’in oğul evlâdı olmadığı münâsebetle tevliyet kız evlâdına intikâl etdi. Yalnız Eyyüb Paşa evlâd-ı zükûru devâm ederken Dursun Bey’in kızı evlâdından olan Gürcüzâde Hacı İbrâhim Bey’in nüfûzuyla aradan çıkarılmıştır.