Feyzî, Merzifon'da derlenmiş bir şiir defterinde, bugün Merzifon Cönkü adıyla bilinen el yazmasında tek bir gazeliyle yer alan ve kimliği bilinmeyen bir şairdir. Cönkü kendi kütüphanesinde bulunduran Metin Hakverdioğlu, 2019'da yayımladığı tanıtım makalesinde Feyzî'yi cönkte aruzla yazılmış birer şiiri bulunan şairler arasında sayar ve bu gazelin yalnız ilk beytini verir. Asıl adı, doğum ve ölüm tarihleri, nereli olduğu ve mesleği hiçbir kaynakta kayıtlı değildir. Feyzî Osmanlı şiirinde çok kullanılmış bir mahlas olduğundan, cönkteki şairi aynı mahlası taşıyan tanınmış şairlerden biriyle eşleştirmek de şimdilik mümkün görünmemektedir.
Merzifon Cönkü'ndeki Yeri
Merzifon Cönkü, Hakverdioğlu'nun Merzifon kaynaklı olarak bir sahaftan edindiği, uzunlamasına açılan "dana dili" biçiminde, 10,5 x 25 santim boyutlarında bir el yazması şiir defteridir. Siyah mürekkeple, okunaklı bir ta'lik yazıyla yazılmıştır; derleyeni ve istinsah tarihi kaydedilmemiş, ilk sayfası ile sondaki birkaç sayfası kaybolmuştur. Hakverdioğlu defterin genel durumuna ve seçilen şairlere bakarak yaklaşık yüz yıllık olduğunu tahmin eder. Defterde 32 şairin 161 şiiri vardır; bunların 98'i aruzla, 63'ü heceyle yazılmıştır ve en çok yer verilen şair 36 şiirle Tokatlı Nûrî'dir. Hakverdioğlu derleyicinin, defterde Merzifonlu güzel Gülfadik'e seslenen koşmaları bulunan Fethî adlı yerel bir şair olabileceğini düşünür; cönkün Merzifonlu Eyüp Sabrî'nin edebî çevresinde oluştuğu kanaatindedir.
Feyzî'nin şiiri cönkün 81. sayfasındadır. Makalenin şair listesinde "Feyzî 1 aruz" diye geçer; şiirler bölümünde de "Feyzî'nin aruz ölçüsü ile yazdığı şiirleri (1 adet)" başlığı altında tek bir gazel olarak gösterilir. Gazel, defterde Âşık Deli'nin bir koşmasından hemen sonra, Bezmî'nin müseddesinden önce gelir. Hakverdioğlu bu şair için ayrıca bir açıklama yapmaz ve şiirin başka bir mecmua ya da neşirde bulunup bulunmadığına dair bir not düşmez.
Amasya ile Bağı
Feyzî'yi Amasya'ya bağlayan tek iz, şiirinin Merzifon'da derlenmiş bu defterde bulunmasıdır. Bu bağ, şairin Merzifonlu ya da Amasyalı olduğunu göstermez; gazelin Merzifon'daki şiir meclislerinde bilindiğini ve derleyicinin onu beğenip defterine geçirdiğini gösterir. Hakverdioğlu, Merzifon'un Çorum, Kastamonu, Sinop ve Samsun yolları üzerinde bir menzil olduğunu, XVIII ve XIX. yüzyılda halk şairlerinin buraya uğradığını, Eyüp Sabrî gibi yerli şairlerin davetiyle Dertli, Emrah, Nûrî ve Âşık Ömer gibi adların kasabanın sanat hayatına katıldığını anlatır. Feyzî bu yolculardan biri de olabilir, kasabanın kendi şairlerinden biri de; eldeki bilgi bu ikisi arasında seçim yapmaya izin vermemektedir.
Şiiri
Feyzî'nin cönkteki tek şiiri "Dehr içinde mürşid-i dânâyı bulmaḳdır hüner" mısraıyla başlayan bir gazeldir. Makale gazelin yalnız matla beytini, yani ilk beytini yayımlamıştır; gazelin tamamı Hakverdioğlu'nun özel kütüphanesindeki cönkte, 81. sayfada durmaktadır ve henüz yayımlanmamıştır. Beyit, dünyada asıl hünerin bilgili bir mürşit bulmak, onun dersini öğrenip mananın özüne ermek olduğunu söyler ve tasavvufî bir öğüt şiirinin havasını taşır. Aruzun remel bahrindeki fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün kalıbına uyar ve "bulmakdır hüner" redifini taşır. Beyit, şairin kategorisinde ayrı bir şiir sayfasında özgün metni, günümüz Türkçesi ve yorumuyla verilmiştir.
Kaynakların Durumu ve Tartışma
Feyzî mahlasını kullanmış pek çok şair bilinmektedir. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü'nde bu mahlasla açılmış maddelerden biri, XVI. yüzyılda yaşamış Manastırlı bir divan şairine aittir; Âşık Çelebi'nin tezkiresine dayanan bu maddede şairin Rumeli şehirlerinde muallimlik ve hatiplik yaptığı, Mitroviçe'de çıkan bir yangında öldüğü anlatılır. Bu şairle Merzifon Cönkü'ndeki Feyzî arasında mahlas benzerliği dışında bağ kurduracak hiçbir veri yoktur. Cönkün yaklaşık bir asırlık olduğu ve şairlerinin büyük kısmının XIX. yüzyıl âşıkları olduğu düşünülürse, Feyzî'nin de bu yüzyılda yaşamış, aruzla da şiir söyleyen bir halk ya da tekke şairi olma ihtimali daha yüksek görünür. Bu tahmin yalnız cönkün genel yapısından çıkarılmıştır ve şair hakkında doğrudan bir bilgiye dayanmaz.
Gazelin bütünü yayımlandığında, özellikle mahlasın geçtiği son beyit okunduğunda şair hakkında daha fazla şey söylenebilecektir. Bugün için bilinen, Merzifon Cönkü'nde adı geçen ve tek bir gazeliyle tanınan bir Feyzî'nin varlığıdır; bu kaydın dışında ona ait bir bilgiye ulaşılamamıştır.
Kaynakça
- Metin Hakverdioğlu, "Merzifon Cönkü", idil, 8(57), 2019, s. 543-558 (metin s. 555, Cönk, s. 81). doi: 10.7816/idil-08-57-02. https://www.idildergisi.com/makale/pdf/1552911669.pdf
- Tuncay Bülbül, "Feyzî", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2013. https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/feyzi
Çevrimiçi kaynaklar

