Merzifonludur. Tercemesi yukarıda yazılan ve Müeyyedzâde Abdurrahman Efendi’nin tilmîz ve kâtibi olan Bünyâd Efendi’nin oğludur. Amasya’da müftî ve müderris-i Sultâniyye Musliheddîn Mûsâ ve İstanbul’da Kâsım Paşa müderrisi Arab Çelebilerden ikmâl-i tahsîl edib Emîr Buhârî şeyhi Amasyalı Abdullatîf Nakşibendî’den hilâfet aldı.

946’da Amasya’ya gelip tedrîs-i ulûma başladı. Talâkat-ı lisânı, fesâhat-ı beyânı sâyesinde Amasya vâlisi Şehzâde Sultân Mustafa’ya kendisini sevdirdi. Müşârün-ileyhin mazhar-ı i’timâd ve i’tikâdı olarak Sultân Bâyezîd Câmii kürsî ve şehzâdenin şeyhi oldu.

Bütün ulemâ ve halkın medâr-ı istinâdı olup büyük nüfûz ve ikbâle erdi. Ancak şehzâde-i müşârün-ileyhin 960 senesi şevvâlinde pederinin kahrına uğradığı esnâda azledilip çiftliği olan Suluova’ya gönderildi. Çiftliğinde ikâmete me’mûr oldu. [530]

Köyünde mescid ve zâviye binâsıyla Suluova köylerindeki halkın mürâcaatgâhı oldu. 974’de Sultân Selim’in cülûsunda mazhar-ı müsâade olup sânîyen Amasya’ya geldi. İlim ve ittikâsıyla halkın teveccühâtını kazandı. 981 senesi şevvâlinde çiftliğinde vefât etdi.

Âlim, fâzıl, tefsîr ve hadîsde mâhir, takrîr ve beyânı selîs, vaaz ve nefesi müessir, zâhid, âbid, âlî-sîret, mazınne-i kerâmet, bir şeyh idi. Mahdûmları Mahmûd, Mehmed, Mustafa Efendilerle kerîmesi Ayşe Molla Hâtun da ulemâdan idiler. Bunlara ve bunların evlâdına “Ganîoğulları” dendi.

Kabri Suluova’da Tersakan Irmağı’nın kenar-ı cenûbisinde olup ziyâretgâh-ı meşhûr idi. Köyü de civârındadır. Mescidini kerîmesi Ayşe Molla sonradan tecdîd ve tevsi’ ederek câmi yaptı. Emlâkını bu câmiye vakfetdi. Çiftliğine Ganîköyü dendi.