Amasya’da Seküköylüzâde Kâşif Mehmed Efendi’den ikmâl-i tahsîl edib ders-i âm olmuştu. Üstâdı Canikli Hacı Ali Paşa’nın zulmüne kurbân olduğu esnâda 1188’de korkup Ankara’ya gitdi. Burada ikâmet ve tedrîs-i ulûma muvâzabet ederek kendisini tanıttı.
Kibâr-ı müderrisînden olup birkaç defa Ankara müftüsü ve nâibi oldu. Fetvâ ve niyâbet zamanında halkı kendisinden hoşnut eylediğinden mevlevîyet pâyesiyle taltîf edilip 1226 yılından sonra vefât etdi. Kibâr-ı ulemâdan, fâzıl, müteşerri’, fıkıh ve usûl ilimlerinde akrân ve emsâline fâik idi. [403]