Amasya’da Sultân Bâyezîd imâmı ve kütübhâne sâhibi es-Seyyid el-Hâc Abdullatîf Efendi’nin mahdûmudur. Pederinin kaydı [450] üzere 1134 senesi gurre-i saferinde doğdu. Hıfz-ı Kur’ân etdikden sonra ilm-i vücûh ve tecvîdi şeyhü’l-kurrâ Hâfız el-Hâc İbrâhim Cûî Efendi’den aldı. Ulemâdan ulûm-ı Arabiyye ve şer’iyyeyi öğrendi.
Pederinin irtihâlinde Sultân Bâyezîd imâmı ve kütübhânesi vakfının mütevellîsi oldu. Sultân Bâyezîd Câmi-i şerîfinde ta’lim-i Kur’ân ve tedrîs-i fünûn ederek iştihâr edib 1191’de meclis-i hâciyân ve 1194’de meclis-i a’yân âzâsı oldu.
Baş-âyân Gözdaşoğlu el-Hâc Mustafa Ağa kendisine kalben muğber olmakla beraber zâhiren dost görünüyordu. 1196 senesi ramazânında mûmâ-ileyh Hacı Mustafa Ağa’nın ziyâfetinden avdet ederken Rum Kilisesi önünde bir şahs-ı meçhûl tarafından atılan kurşun tanesiyle şehîden vefât etdi. Âlim, sâlih, âmil, halûk, metîn bir Seyyid-i zî-şân idi.
Veresesi Hacı Mustafa Ağa’nın aleyhinde mükerreren mahkemeye ve Divân-ı Hümâyûn’a dava ve arzuhâl etdikleri halde Canikli [451] Hacı Ali Paşa’nın ve evlâdının nüfûzu sâyesinde kurtulmuşdu. Bunların nüfûzu zâil oldukda Hacı Mustafa Ağa i’dâm edildi.
Sahîb-i tercemenin mahdûmları es-Seyyid Sadullah, Abdullah, Mehmed Emin, Ahmed, İsmail Efendilerdir. Kerîmeleri de Ümmü Gülsüm, Fâtıma Hâtunlar olup kütübhâne vakfının tevliyeti ve hâfız-ı kütüblüğü es-Seyyid Sadullah Efendi’ye verildi.