Merzifonludur. Ulemâdan Musliheddîn Halifenin mahdûmudur. Evâil-i hâlinde İstanbul’a gidip Ramazânzâde Mehmed Bey’e intisâb ve ilm ü edeb iktisâb edib Maliye kalemine girdi. Burada tefeyyüz edib Haleb’de zeâmet [308] defterdârı oldu. Ba’dehû Karaman defterdârı olup sonra ma’zûlen İstanbul’a geldi. Bu esnâda bir nev-civânın aşkına mübtelâ olup hayli zaman menkûbâne yaşadı. 990 hudûdunda vefat etdi. Edîb, şâir, latîfe-gû idi. Eş’ârı letâfetten hâlî değildir. Şu matla’ı meşhûrdur.

Yâr eğer arz-ı ‘izâr eyleye gülzâra gele
Çâk ede gonce yakasını ve gülzâra gele

Birâderi Memâtî Ali Çelebi de şâir idi. Latifî Çelebi “Tezkire-i Şu’arâ”sında diyor ki: “Mezbûrun Postî nâm bir şâir ile mizâcı atışur. Latifesi barışır isticvâb yüzünden bu latîfeyi tahrîr ve bu vesîkayı tastîr edib gönderir ki: ‘İt postu, domuz postu dibâgât ile pâk olur mu olmaz mı cevâb verib müsâb olasız’ der. Mezbûr Postî dahî mezkûr Hayâtî’ye cevabında bunu yazar ki: ‘Hayâtî de murdâr memâtî de’ der.”