Amasyalı Kasım Çelebi mahdûmudur. Evail-i halinde meşhûr Kıbletü’l-Hattâtîn Amasyalı Hamdullah Efendi’den Amasya’da iken hutût-ı mütenevvi’ayı öğrendi. Ba’dehû Amasya fuzalâsından ikmâl-i tahsîl ederek ders-i âm ve müderris oldu.
Yörgüç Paşa müderrisi iken fezâil-i ilmiyyesi ve hüsn ü ahlâkı Amasya vâlîsi Şehzâde Sultân Ahmed’in nazar-ı dikkatini celb eylediğinden kendi şehzâdesi Alaeddîn ve Osmân Beylere muallim nasb etdi. 918’de şehzâdelerin i’dâmı vakasında can havfıyla Arabistan’a kaçıb Kudüs şehrinde oturdu. Orada yıllarca ikâmet ederek “Zübdetü’l-Hakâyık”, “Gülşen-i Âsâr” gibi te’lîfâtını ikmâl ederek 943 senesi hilâlinde vefât etdi. Meşâhîr-i fuzalâdan edîb, kâtib, hattât-ı meşhûr idi. Birkaç yıl Haleb’de ikâmet eylediğinden Caniklizâde Târihi’nde yazıyor. Müstakîmzâde dahi Tuhfe’sinde “Hayreddîn el-Kudsî er-Rumî” unvanıyla tercemesini kayd ediyor. [502]