Tokatlıdır. Ulemâdan Abdullah Efendi’nin oğludur. İkmâl-ı tahsîl ettikten sonra kasabâta kadı olup erbâb-ı cerbezeden olduğu münâsebetle Sivas defterdârı oldu. 1035’de Îrân ordusu defterdârı ve 1036’da ordu nişâncısı ve beylerbeyi oldu.
1037 senesi saferinin yirmisinde Amasya mutasarrıfı olup [144] efendisi Sadr-ı a’zam Halîl Paşa’ya dayanarak tayyârât u bâd-ı hevâ rüsûmunu artırdı. Halkı soymaya kalkıştı. Mütesellimle idâre ediyordu. Şa’bânın gurresinde Halîl Paşa sadâretten azledilerek Hüsrev Paşa sadr-ı a’zam olmuştu.
Bunu işitince vazîfesi başına gelip halkı te’mîne çalıştı. Hüsrev Paşa ramazânın ortalarında Amasya’ya gelip halkın şikâyetlerini dinledikden sonra i’dâm ettirdi. Âlim, muktedir ise de cem-i mâla pek harîs, cebbâr idi. Bütün emvâl ü emlâki müsâdere edilerek evlâdına da yaramadı.