Amasyalıdır. Alaybeyi Yeğen Ahmed Bey bin Mehmed Bey bin el-Hâc İsmâîl Bey’in mahdûmu ve Halîl Paşa’nın yeğenzâdesidir. Pederinin Amasya mütesellimi olduğu esnâda Amasya sancağından tedârik ettiği bin nefer süvâriye başbuğ olarak Rus Harbi’ne gitdi. Gösterdiği yararlıklara binâ’en kapıcıbaşı oldu.

1186’da bâ-rütbe-i mîr-i mîrâni dalkılıç askeri başbuğu olup harbe girdi. Yararlık gösterip 1187’de Çankırı ve 1190 muharreminde Ankara ve 1191 [192] cumâdelâhirinin yirmi yedisinde Kars Beylerbeyi, 1194’de Beyşehir mutasarrıfı ve 1196 ramazânı yedisinde Mar’aş Beylerbeyi oldu.

1199 şevvâlinde Teke sancâğıyla Niğbolu muhâfızı ve 1200 recebinde Akşehir sancağıyla Silistre muhâfızı olup Rusya muhârebâtında hizmetler ettiğinden 1204 şevvâlinde rütbe-i vezâretle taltîf edildi. Ancak Ruslar büyük bir kuvvetle gelip Silistre’yi istilâ ettiklerinden 1206’da azliyle Keşan’da ikâmete me’mûr oldu.

Ba’de’l-muhârebe Rûmeli’nde türeyen eşkiyânın tenkîline me’mûr olarak 1210’da ibkâ-yı vezâretle Vidin muhâfızı ve müte’âkıben Silistre vâlîsi oldu. Ancak eşkiyânın kesreti ve mâ’iyyetindeki Arnavutlar’ın âsiyâne hareketi yüzünden 1213’de Anadolu vâliliğine ta’yîn edilerek Rûmeli’nden çıkarılmak istendi.

Fakat mâ’iyyetinin mizâcına mutâlebâtından dolayı mümkün olmadığından sene-i mezbûre ramazânında Bosna ve zilka’desinde Selânik ve 1214 rebîülevvelinde Rûmeli vâlîsi olup muhâfız sıfatıyla Berkofça’da oturdu. 1215 zilhiccesinde Silistre vâlîsi oldu.