Amasyalı Ahmed Ağa’nın oğludur. Gençliğinde sipâhi olup sadr-ı esbak Bayram Paşa’nın dâiresine girdi. Müşârün-ileyhin irtihâlinde kethüdâsı olan Geldiklanlı Ali Paşa’nın maiyyetinde kaldı. 1053’de bunun Kıbrıs’tan azlinde İbşir Mustafa Paşa ağalarından oldu.
Gâyet cesûr, yiğit olduğundan İbşir Paşa’nın teveccühünü kazanıp maiyetinde bölükbaşı, silahdâr ağası, 1058’de Vardar Ali Paşa harbinde cesâret ve şecâat gösterdiğinden kethüdâsı, 1064 zilhiccesinde İbşir Paşa Sadr-ı a’zam oldukda kethüdâ-yı sadr-ı âlî oldu.
Bu esnâda Köprülü Mehmed Paşa’nın hakkında gösterdiği teveccüh Paşa’yı kendisinden memnûn etmişdi. 1065 recebinde İbşir Paşa’nın azil ve katlinde müdebbirâne hareket ederek kendisini belâdan kurtardı. 1066 zilka’desinde Köprülü Mehmed Paşa’nın sadâretinde hizmeti sebketmişdi.
1067’de Galata voyvadası, 1072’de mîr-âlem 1076’da şeyhü’l-harem ve Cidde beyi olarak Hicâz’a gitdi. 1081’de Mekke-i Mükereme’de vefât etdi. Yukarıda tercemesi [254] yazılan Bâki Paşazâde Rıdvân Ağa’nın dâmâdı idi.