Haleplidir. Konya’da Mevlânâ dergâhında sâkin olarak seccâde-nîşîn Abdülhâlim Dede Efendi’den ta’lîm ve terbiye gördü. Amasya Mevlevîhâne meşâyihi arasında geçimsizliğe hitâm vermek üzere Mevlevîhâne şeyhi Ebûbekir Dede’nin vefâtıyla Konya’dan şeyh olarak 1131’de geldi.
Gerek ilmen ve gerek ahlâken yüksek olduğundan ulemâ ve a’yâna kendisini sevdirdi. 1143’de Mevlevîhâne vakfı tevliyet ve nezâreti de uhdesine tevcîh edildiğinden keşmekeşe hitâm verdi. Tam yirmi yıl icrâ-yı meşîhat edib 1151 senesi zilhiccesinin onuncu günü dâr-ı naîme irtihâl etdi. Âbid, zâhid, âlim, edîb, şâir, sûfî meşreb, halûk ve müteşerri’ bir zât idi. Vakârıyla herkes yanında muhteremdi.(Kuddise sırruhû) [257]