Amasyalıdır. İçerişehirde çeşmesi ve vakfı olan “Kara Çavuş” demekle meşhûr Kara Mehmed Ağa’nın mahdûmu ve Dervîş Mehmed Ağa’nın birâderidir. 1034’de pederinin irtihâlinde mahlûlünden altı bin akçelik ze’âmetle çavuşân-ı dergâh-ı âlî zümresine iltihâk etdi.

Yıllarca hizmet edib 1053’de çavuşbaşı ve 1055’de ma’zûl oldu. 1061’de sipâhîlerağası, ba’dehû sânîyen çavuşbaşı olup 1064’de Kefe Beylerbeyi 1070’de Akkirman muhâfızı, 1072’de Azak Beylerbeyi ve muhâfızı oldu.

1076 senesi evâ’ilinde ma’zûlen İstanbul’a gelip cumâdelâhiresinin yirmi birinde Karahisâr-ı şarkî mutasarrıfı oldu. 1078’de ma’zûlen vefât etdi. Mahdûmu Mehmed Bey’dir. Kethüdâsı Ahıskalı Sarı Süleyman Ağa olup kardeşi de ümerâdan oldu.