Amasya’nın şimâl-i şarkîsinde kâ’in Fîrûz Köyü’nden “Hacı İvaz” demekle meşhûr İvaz Kethüdâ’nın mahdûmudur. 1014 târîhli yeniçeri defterinde dördüncü cemâ’at efrâdından “Süleyman Amasya” ve 1023 târîhli defterinde “Süleyman İvaz Amasya” ve künyesi bâlâsında “Hacı Eyvâdoğlu” diye mezkûr görüldü.

1014’de vüzerâdan Amasyalı Goncazâde Hızır Paşa’nın [360] ma’iyyetinde me’mûr olup vezîr-i müşârün-ileyhin irtihâlinden sonra Hâce-i Sultânî Amasyalı Ömer Efendi’ye intisâb etdi. Ba’dehû Bosnalı Hüsrev Ağa silahdârlığında Hızır Paşa’nın kerîmesi Ayşe Sultân’ı tezevvüc edib yeniçeri ağası oldukta dâ’iresine girdi.

1036’da Hüsrev Ağa vezâretle Diyârbekir vâlîsi oldukta kethüdâsı olup 1037 şa’bânında sadr-ı a’zam olarak İstanbul’a geldikte nüfûz u i’tibârı arttı. 1038’de kul kethüdâsı ve 1039 senesi zilhiccesinde yeniçeri ağası oldu.

1040 senesi rebîülevvelinde paşasıyla birlikte azl edilip şevvâlinde Tımışvar Beylerbeyi oldu. 1041 senesi gurre-i rebîülâhirinde azl edilip 1042 senesi saferinde yeniçeri ağası Amasyalı Köse Mehmed Ağa’nın himmetiyle Kanije Beylerbeyi oldu.

1043 senesi evâ’ilinde azl edildiyse de rebîülevvelinde Kanije vâlîliğinde ibkâ edilerek ordu-yı hümâyûn ile beraber Sadr-ı a’zam Tabanı Yassı Mehmed Paşa’nın ma’iyyetine me’mûren Haleb’e gitdi. Sadr-ı a’zamın buna ve Köse Mehmed Ağa’ya buğz [361] u adâveti vardı. Köse Mehmed Ağa’yı istirkâb ederdi.

Bundan dolayı yeniçerileri tahrîk ederek çıkan fitnede Köse Mehmed Ağa’yı ve bunu müsebbib gösterdiğinden 1043 senesi şa’bânında bunu Haleb ordugâhında kendisi i’dâm etdirdi. Köse Mehmed Ağa’yı da İstanbul’a gönderip orada mağdûren i’dâm etdirdi.¹⁰⁰

Her ikisinin de emvâl ü emlâki müsâdere edildiğinden bunun Amasya ve Fîrûz Köyü’nde kâ’in emlâki ve çiftliği bâ-fermân-ı âlî satılıp esmânı İstanbul’a gönderildi. Mahdûmları Ahmed Paşa ile Hüsrev Bey’dir. Hacı İvazoğlu iken “Hacı İvaz, Hacı Eyvâd”demekle meşhûr, müdebbir, şecî’, iş-güzâr idi.