Özgün Metin
Vezin: Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün
Esme ey bâd-ı ṣabâ zülf-i dilârâ ṣarṣılur
Deprenirse bir teli rûyunda dünyâ ṣarṣılur
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey saba rüzgârı, esme; gönül alan sevgilinin zülfü sarsılır. O zülfün bir teli yüzünde kıpırdarsa bütün dünya sarsılır.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Elimizdeki metin, Merzifon Cönkü'nün 24. sayfasında Şem‘î mahlasıyla kayıtlı bir şiirin ilk beytidir. Hakverdioğlu şiiri divan diye adlandırır ve yalnız ilk beytini verir. Halk şiirinde divan, aruzun genellikle "fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün" kalıbıyla söylenen bir türdür; XIX. yüzyıl âşıkları divan, semâî ve kalenderî gibi aruzlu türlerde de şiir söylemiştir. İki mısra "sarsılur" rediflidir; "dilârâ" ve "dünyâ" kelimeleri "-â" sesiyle kafiyeyi kurar. Mısralar "fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün" kalıbına uyar; vezin tespiti bizimdir.
Anlam ve Söz Sanatları
Beyit, divan şiirinin en bilinen mazmunlarından ikisini, saba rüzgârını ve sevgilinin zülfünü bir araya getirir. Saba, sabah vakti doğudan esen hafif rüzgârdır; şiirde çoğunlukla âşıkla sevgili arasında haber taşır ve sevgilinin saçını dağıtarak kokusunu yayar. Şair burada sabaya bir yasak koyar: esmemesini ister, çünkü sevgilinin zülfü sarsılacaktır. "Dilârâ", gönül süsleyen, gönül alan demektir. İkinci mısrada abartma (mübalağa) doruğa çıkar: zülfün tek bir teli yüzün üzerinde kıpırdarsa dünya sarsılacaktır. Zülüf divan şiirinde âşıkların gönüllerinin asılı durduğu bir bağ olarak düşünülür; bir telin oynaması, ona bağlı bütün gönülleri ve dolayısıyla dünyayı sarsar. "Sarsılur" redifinin iki mısrada önce zülfe, sonra dünyaya bağlanması, küçük bir hareketle büyük bir sonuç arasında ilgi kurar.
Tarihî Bağlam
Şiir Merzifon Cönkü'nde Şem‘î mahlasıyla kayıtlıdır. Hakverdioğlu bu şair hakkında bilgi vermez ve kimliği başka bir kaynakta tespit edilememiştir; aynı mahlası kullanan bilinen şairlerle ilişkisi kurulamaz. Bu yüzden şiir yalnız cönkteki kayda dayanarak bu şaire bağlanmıştır. Cönkün XIX. yüzyılda Merzifon'da derlendiği düşünüldüğüne göre şiir o dönemin Merzifon meclislerinde okunan sözler arasındaydı. Kaynakların durumu Şem‘î yazısında anlatılmıştır.
Kaynakça
- Metin Hakverdioğlu, "Merzifon Cönkü", idil, 8(57), 2019, s. 552 (Cönk, s. 24). https://www.idildergisi.com/makale/pdf/1552911669.pdf
- Murat Ali Karavelioğlu, "Şem‘î, Prizrenli", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 38, İstanbul 2010, s. 505-506. https://islamansiklopedisi.org.tr/semi-prizrenli
Çevrimiçi kaynaklar

