Özgün Metin
Ölçü: 11'li hece ölçüsü
Yeter cevr eylediň ey ruḥ-ı mâhım
Niceler bu ṭarz-ı revişden geçdi
Sana kâr itmedi zerrece âhım
Yeter âhım kûh-ı keşişden geçdi
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey ay yanaklım, yeter, bana çok eziyet ettin; nice kişi bu tavırdan, bu gidişten vazgeçti. Ahım sana zerre kadar tesir etmedi; yeter, ahım Keşiş Dağı'nı aşıp geçti.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Dörtlük, Merzifon Cönkü'nün 45. sayfasında Sürûrî mahlasıyla kayıtlı bir koşmanın başıdır; Hakverdioğlu yalnız ilk dörtlüğü verdiği için koşmanın devamı bilinmiyor. Dizeler on bir hecelidir; hece sayımı bizimdir. İkinci ve dördüncü dizeler "-den geçdi" rediflidir, "reviş" ve "keşiş" kafiyedir. Birinci ve üçüncü dizeler de "mâhım" ve "âhım" ile kafiyelenir. "Yeter" kelimesinin birinci ve dördüncü dizelerin başında tekrarı dörtlüğe bıkkın bir sitem tonu verir.
Anlam ve Söz Sanatları
Dörtlük, sevgilinin eziyetinden bıkmış bir âşığın sitemidir. "Ruh-ı mâh", ay yanaklı ya da ay yüzlü demektir ve sevgiliye yapılan bir hitaptır. İkinci dize iki türlü okunabilir: nice kişi sevgilinin bu tavrı yüzünden ondan vazgeçmiştir; ya da nice âşık bu yoldan geçip gitmiştir. "Tarz-ı reviş", davranış biçimi, tutum demektir. Son iki dizede âşık, ahının sevgiliye zerre kadar dokunmadığını, buna karşılık dağları aştığını söyler. Âhın dağları delip geçmesi ya da aşması halk ve divan şiirinde aşk acısının büyüklüğünü anlatan bilinen bir abartmadır. "Kûh-ı keşiş", Keşiş Dağı, Bursa'daki Uludağ'ın eski adıdır; Anadolu'da bu adı taşıyan başka dağlar da olduğundan şairin hangisini kastettiği kesin değildir. Ahın sevgiliye işlemeyip dağı aşması, katı yürekli sevgiliyle dağ arasında örtülü bir karşılaştırma kurar: dağ bile âha yol verirken sevgilinin kalbi kapalı kalmıştır.
Tarihî Bağlam
Şiir Merzifon Cönkü'nde Sürûrî mahlasıyla kayıtlıdır. Hakverdioğlu bu şair hakkında bilgi vermez ve kimliği başka bir kaynakta tespit edilememiştir; aynı mahlası kullanan bilinen şairlerle ilişkisi kurulamaz. Bu yüzden şiir yalnız cönkteki kayda dayanarak bu şaire bağlanmıştır. Cönkün XIX. yüzyılda Merzifon'da derlendiği düşünüldüğüne göre şiir o dönemin Merzifon meclislerinde okunan sözler arasındaydı. Kaynakların durumu Sürûrî yazısında anlatılmıştır.
Kaynakça
- Metin Hakverdioğlu, "Merzifon Cönkü", idil, 8(57), 2019, s. 554 (Cönk, s. 45). https://www.idildergisi.com/makale/pdf/1552911669.pdf
Çevrimiçi kaynaklar

