Özgün Metin

Vezin: Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün

Bu reh-i ‘aşḳ üzere hem-tâyı bulmaḳdır hüner
Nice ḥikmet içre dür-yektâyı bulmaḳdır hüner
(Bu) cihânda künc-kanâ‘at mülkünüň şâhı olup
Semt-i ‘âlî devlet-i Dârâyı bulmaḳdır hüner

Günümüz Türkçesiyle

1. Bu aşk yolunda eşini, dengini bulmak hünerdir; nice hikmet arasında eşsiz inciyi bulmak hünerdir. Bu dünyada kanaat köşesinin mülküne padişah olup Dârâ'nın yüce devletinin semtini bulmak hünerdir.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Dörtlük, Merzifon Cönkü'nün 29. sayfasında Hayrî mahlasıyla kayıtlı bir şiirin başıdır. Hakverdioğlu şiiri "dîvânî" diye adlandırır. Halk şiirinde divan, aruzun genellikle "fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün" kalıbıyla söylenen bir türdür; XIX. yüzyıl âşıkları divan, semâî ve kalenderî gibi aruzlu türlerde de şiir söylemiştir. Birinci, ikinci ve dördüncü mısralar "bulmakdır hüner" rediflidir; "hem-tâyı, dür-yektâyı, Dârâyı" kafiyeyi taşır. Üçüncü mısra "şâhı olup" ile ayrı kalır. Parantez içindeki "Bu" makalenin eklemesidir. Mısralar "fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün" kalıbına uyar; vezin tespiti bizimdir.

Anlam ve Söz Sanatları

Dörtlük, "hüner" kelimesi etrafında kurulmuş öğretici bir şiirdir ve her mısra gerçek hünerin ne olduğunu söyler. İlk mısrada hüner, aşk yolunda "hem-tâ", yani eş ve denk birini bulmaktır. İkinci mısrada "dür-i yektâ", tek ve eşsiz inci, hikmetler arasında bulunması gereken en değerli şeydir; divan şiirinde inci çoğunlukla değerli söz ya da eşsiz sevgili için kullanılır. Son iki mısra bir karşıtlıkla kurulur. "Künc-i kanâat", kanaat köşesi, dünyadan az şeyle yetinen kişinin çekildiği yerdir. Dârâ ise eski İran hükümdarı Darius'tur ve şiirde büyük saltanat ve zenginliğin simgesidir. Şair, kanaat köşesine padişah olmakla Dârâ'nın devletini bulmayı birleştirir: gerçek zenginliğin kanaat olduğunu söyleyen bu düşünce tasavvuf şiirinde yaygındır. "Hüner" redifi, dörtlüğe bir öğüdün kesinliğini verir.

Tarihî Bağlam

Şiir Merzifon Cönkü'nde Hayrî mahlasıyla kayıtlıdır. Hakverdioğlu bu şair hakkında bilgi vermez ve kimliği başka bir kaynakta tespit edilememiştir; aynı mahlası kullanan bilinen şairlerle ilişkisi kurulamaz. Bu yüzden şiir yalnız cönkteki kayda dayanarak bu şaire bağlanmıştır. Cönkün XIX. yüzyılda Merzifon'da derlendiği düşünüldüğüne göre şiir o dönemin Merzifon meclislerinde okunan sözler arasındaydı. Kaynakların durumu Hayrî yazısında anlatılmıştır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar