Özgün Metin

Vezin: fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün

Eşküm içre rûy-ı zerdüm ey gül-i raʿnâ hemân
Ṣuya düşmiş bir ḫazân berkine beñzer bî-gümân

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey güzel gül (sevgili), gözyaşlarımın içindeki sararmış yüzüm, şüphesiz tıpkı suya düşmüş bir güz yaprağına benzer.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Bu beyit, iki mısraı da kafiyeli olduğu için bir gazelin matlaıdır; gazelin geri kalanı bugün bilinmiyor. Kafiye "hemân" ve "gümân" kelimelerindeki "-mân" sesiyle kurulur, redif yoktur. Kaynakta vezin gösterilmez; beyit aruzun remel bahrinden "fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün" kalıbına uyar, bu tespit bizimdir. Matlaı bugüne taşıyan Latîfî'dir. Tezkireci Hızrî'yi şiir sanatında "alt tabakadan" sayar ve sözlerinde pek hayal bulunmadığını söyler, ama bu beyit için "sözünün özü ve güzel düzenli nazmının dayanağı bu matladır" der. Hüseyin Hüsameddin Yasar da Amasya Tarihi'nde Latîfî'nin bu kaydını aktarır; onun metninde beyit "Eşkim içre rûy-i zerdim ey gül-i ra'nâ hemân / Suya düşmüş bir hazan berkine benzer bî-gümân" biçiminde, aynı kelimelerle ama daha sade bir yazımla geçer. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.

Anlam ve Söz Sanatları

Divan şiirinde âşığın yüzü, ayrılık acısı ve hastalık yüzünden sararmış olarak anlatılır; gözyaşı ise çoğu zaman sel ya da derya kadar boldur. Hızrî bu iki yerleşik imgeyi tek bir sahnede birleştirir: sarı yüz gözyaşı suyunun içinde durur ve suya düşmüş sarı bir güz yaprağı gibi görünür. Benzetme hem renge hem de duruma dayanır; yaprak dalından kopmuş, suyun üstünde sürüklenmektedir, âşık da sevgiliden ayrı düşmüş, kendi gözyaşları içinde savrulmaktadır. "Hemân" (tıpkı) ve "bî-gümân" (şüphesiz) kelimeleri benzetmeyi güçlendiren pekiştirmelerdir.

Beytin asıl inceliği, sevgiliye "gül-i raʿnâ" diye seslenilmesindedir. Gül bahar çiçeğidir; âşığın yüzü ise güz yaprağına benzer. Böylece bahar ile güz, tazelik ile solgunluk karşı karşıya gelir: sevgili hep taze bir gül olarak kalırken âşık sararıp dökülen bir yaprağa dönmüştür. "Raʿnâ" kelimesi güzel anlamına gelir; "gül-i raʿnâ" adıyla iki renkli bir gül türünün de anıldığı bilinir. Bu okuyuşta sevgilinin gülündeki renk ile âşığın sarı yüzü arasında da bir ilgi kurulmuş olur; bu ikinci anlamın şair tarafından düşünülmüş olması mümkündür, ama bu bir yorumdur. Latîfî'nin "hayal yok" hükmüne rağmen bu matlaı seçmesi, tek bir somut görüntüye yaslanan açık ve derli toplu benzetmenin onun gözünde Hızrî'nin en başarılı sözü olduğunu gösterir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar