Amasya'nın tarihini anlatmaya girişen hemen herkes, er geç aynı kitaba dönmek zorunda kalır: Abdîzâde Hüseyin Hüsameddin'in Amasya Tarihi'ne. Cumhuriyet'in soyadı düzenlemesinden sonra Hüseyin Hüsameddin Yasar adını alan bu âlim, şehrin camilerini, türbelerini, tekkelerini, mahallelerini ve yetiştirdiği ilim adamlarını kitâbelerden, mezar taşlarından, vakfiyelerden ve mahkeme sicillerinden derleyerek on iki ciltlik bir eser tasarladı. Eserin yalnızca bir kısmı basılabildi, bir cildi kayboldu, kalanı ise ancak yaklaşık bir asır sonra günümüz harfleriyle okura ulaştı. Müellifin hayatı da en az eseri kadar dağınık kaynaklardan toparlanabilmektedir. Aşağıdaki anlatı bu bilgileri bir araya getirir ve kaynakların birbirinden ayrıldığı yerleri açıkça gösterir.

Çeribaşı'ndan Rüştiyeye

TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki maddeye göre Hüseyin Hüsameddin, Kasım 1869'da Amasya'nın Çeribaşı Mahallesi'nde doğdu. Babası Abdîzâde Hacı Mehmed Ağa'dır ve "Abdîzâde" nisbesi bu aile adından gelir. İlk öğrenimine 1879'da mahallesindeki Balcı Mektebi'nde başladı, Kur'an'ı burada ezberledi; 1883'te girdiği mekteb-i rüşdiyyeyi 1887'de bitirdi. Biyografya'daki kısa madde, rüştiyeden birincilikle mezun olduğunu da kaydeder.

Bu yıllara ait en ayrıntılı bilgi, müellifin kendi hayatını anlattığı ve Amasya Tarihi'nin birinci cildinde (s. 334-340) yer alan otobiyografisinden gelir. TDV maddesi bu metne dayanarak, Hüseyin Hüsameddin'in rüştiyede okurken Fars dili ve edebiyatı üzerine özel dersler aldığını, Abdüllatif Efendi Kütüphanesi'ndeki pek çok kitabı inceleme fırsatı bulduğunu ve Amasya tarihine dair ilk bilgileri de o sıralarda toplamaya başladığını aktarır. Aynı madde, ilim hayatının daha çocuk yaşta Amasya meşhurlarının hayatını araştırmak ve "Asrî" mahlasıyla manzumeler yazmakla başladığını da belirtir. Şehrin tarihine duyduğu ilgi, sonradan edinilmiş bir meslek merakı olmaktan çok, ilk gençliğinin içinden gelen bir meşguliyetti. Çocukluğuna ilişkin anekdotlar ve hatıralar biyografik kaynaklarda bulunmadığı için burada yer verilmemiştir.

İstanbul Yılları ve Kütüphane Gezileri

Hüseyin Hüsameddin tahsilini ilerletmek için 1889'da İstanbul'a gitti ve Kalenderhâne Medresesi'ne yerleşti; TDV'ye göre bu sırada Tokadîzâde Ahmed Nûreddin Efendi'ye mülâzım oldu. Biyografya maddesi İstanbul'a gidiş tarihini 1890 olarak verir. Bir yıllık bu fark, sınırlı sayıdaki biyografik kaynağın her ayrıntıda örtüşmediğini gösterir. Biyografya ayrıca Nakşibendî-Halidî şeyhlerinden Ömer Ziyaeddin-i Dağıstanî'den Zübdetü'l-Buhârî okuduğunu ve ferâiz derslerini Ahmed Remzi Efendi'den aldığını kaydeder.

Medrese öğrenimi, onu kütüphanelerden uzak tutmadı. Kendi ifadesine göre tatillerde İstanbul'daki bütün kütüphaneleri dolaşarak bilgi topladı. 1894'te Girit'e, 1895'te Şam'a ve oradan Hicaz'a gitti; Hanya ve Şam kütüphanelerinde çalıştı. İstanbul'a döndükten sonra da Amasya, Vezirköprü, Ladik, Çorum, Merzifon, Bursa ve Selânik'te malzeme toplamayı sürdürdü. TDV maddesinin değerlendirmesine göre, arayıp bulduğu el yazmaları, mahkeme sicilleri, vakfiyeler, kitâbeler ve mezar taşları gibi ilk elden kaynaklara başvurması, eserlerine asıl değerini kazandıran özelliktir.

Biyografisinde adlarını andığı hocalardan on yıl kadar ders okuduktan sonra 1899'da Ahmed Nûreddin Efendi'den icâzetnâme aldı. Biyografya da icâzetin Tokadîzâde Ahmed Nureddin Efendi'den alındığını belirtir.

Naiplikten Evkaf Nezareti'ne

Resmî hayatı, ilmiye mensuplarının dönemdeki olağan yolunu izler. TDV'ye göre 1898'de, ferâiz okuduğu hocası ve Kısmet-i Askeriyye Mahkemesi mukayyidi olan Perşembeli Ahmed Remzi Efendi'nin muavinliğine getirildi. Bu görevi, İstanbul ve çevresindeki şer'iyye sicillerini incelemek için bir fırsat olarak kullandı ve Amasya ricâline dair bilgileri bu kayıtlardan topladı. Bir görevin aynı zamanda araştırma imkânına dönüştürülmesi, onun yöntemini anlamak bakımından önemlidir.

1901'de Şeyhülislâm Mehmed Cemâleddin Efendi'nin takdirini kazanarak surre-i hümâyun niyâbet-i şer'iyyesine tayin edildi; padişah sadakalarının Şam ve Hicaz'a ulaştırılmasıyla ilgili bu görev sayesinde bu iki bölgeyi ikinci kez görme imkânı buldu. Dönüşünde Vezirköprü nâibliğine getirildi ve görevine fiilen Mart 1903'te başladı. Ekim 1905'te Osmancık'a, ardından Niksar'a, 1911'de de Refahiye'ye gönderildi. Son memuriyeti, Evkaf Nezâreti'nin kuyûd-ı kadîme mütercimliğidir; Biyografya bunu Vakıflar Nezareti'nde Arapça mütercimlik olarak anar. TDV'nin ilişkili maddeler listesine göre Kütüphaneler Tetkik Komisyonu'nda Bursalı Mehmed Tâhir ve Kilisli Rıfat Bilge ile birlikte çalışmıştır. 1909'da kurulan Târîh-i Osmânî Encümeni'nin ise kuruluşundan itibaren üyesiydi.

Fikir Dünyası

TDV maddesi, Hüseyin Hüsameddin'in en belirgin özelliğini, aldığı sağlam İslâmî kültür ve terbiyeye rağmen "koyu bir Türkçü" olması diye tarif eder. Hayatının gayesini "Türk tarihini ve dilini araştırmak" olarak göstermesi, devşirmeler hakkında çok ağır hükümler vermesi ve "dilde Türkçülük" cereyanının içinde yer alması, maddede bu tespitin dayanakları olarak sıralanır. Medrese kökenli bir âlimin Türk dili ve tarihine bu kadar yönelmesi, dönemin değişen fikir iklimiyle birlikte düşünülmelidir. Kendi çalışmalarında da bu yönelim açıkça görülür: Temel adlı eseri Türkçedeki harflerin durumları ile anlamlarını ve kelimelerin yapısı ile köklerini ortaya koymayı amaçlar; Paşa Armağanı ise "paşa" kelimesinin Türkçe olduğunu göstermek için yazılmıştır.

Amasya Tarihi

Hayatının asıl eseri olan Amasya Tarihi, TDV'de Türkiye'de şehir tarihçiliğine öncülük eden eser olarak kabul edilir. Maddenin belirttiğine göre bu kitap şehir ve bölge tarihinin yanı sıra genel Türk tarihini de ele alan bir incelemedir. Eser on iki cilt olarak hazırlanmış, ancak ilk dört cildi ve dördüncü cildin "bakiyesi" basılabilmiştir. Babinger yalnızca yayımlanan kısmın yaklaşık 1800 sayfa tuttuğunu söyler.

Ciltlerin basım tarihleri, ilk bakışta kaynaklar arasında bir çelişki gibi görünür. Kimi katalog kayıtları ilk cildi 1911'e, kimi bibliyografik kayıtlar 1927'ye tarihler. TDV'deki künyeler ise ilk iki cildin hem rumî hem hicrî tarihle verildiğini gösterir: birinci cilt 1327 rumî (1330 hicrî), ikinci cilt 1329 rumî (1332 hicrî) tarihlidir; bunlar miladî olarak kabaca 1911-1912 ve 1913-1914 yıllarına denk gelir. Üçüncü cilt 1927'de, dördüncü cilt 1928'de, dördüncü cildin bakiyesi ise 1935'te İstanbul'da basılmıştır. Yaygın olarak kullanılan "1912-1928" aralığı bu yüzden ilk dört cildi kabaca karşılar; bakiye cilt bu aralığın dışında, 1935'te çıkmıştır.

Ciltlerin muhtevası TDV'ye göre şöyledir:

  • I. cilt (428 sayfa): Amasya şehrinin dinî ve kültürel müesseselerine ayrılmıştır. Şehrin kuruluşu, semtleri, kaleleri, mağaraları, mahalleleri, camileri ve türbeleri, edipleri ve hattatları, tarikat şeyhleri ile tekkeleri, âlimleri ve medreseleri, ayrıca bucakları, ilçeleri ve kasabaları anlatılır.
  • II. cilt (492 sayfa): Genel Türk tarihi mahiyetindedir. Türklerin vasıfları, nesepleri, eski dinleri, Türkmenlerin İslâmiyet'i kabulü, Komanlar, Ermeniler ve Rumlar gibi konuların ardından Amasya'nın Hititler, Dânişmend Gazi, Selçuklular ve Osmanlılar dönemindeki tarihine geçilir. Amasya Valisi Şehabeddin Şâdi Bey'in 1335'te vefatıyla İlhanlı hâkimiyetinin sona ermesi de bu ciltte yer alır.
  • III. cilt (392 sayfa): 1306'da Amasya âyanı ve Âzerîler'den başlayarak beylikler dönemini, Yıldırım Bayezid'in Amasya emâretini ve Osmanlılar devrini anlatır; 1608'de Serdârıekrem Kuyucu Murad Paşa'nın Amasya'yı ve çevresini eşkıyadan temizlemesiyle sona erer.
  • IV. cilt (240 sayfa) ve bakiyesi (199 sayfa): 1608'den 1688'e kadar Amasya'da yetişen âlimlere, şeyhlere ve şehre gelen valilere, yani Amasya ile ilgili şahsiyetlerin hayat ve faaliyetlerine ayrılmıştır.

Yayımlanmayan ciltlerin muhtevasının da şehrin on yedinci yüzyıldan sonraki tarihî ve kültürel meseleleri olduğu bildirilir. Bu kısım hakkında kaynaklar biraz farklı bilgi verir. TDV'nin Amasya Tarihi maddesine göre beşinci cilt kaybolmuş, altıncı ciltten on ikinciye kadar yedi cilt ise neşredilmek üzere Amasya Belediyesi tarafından satın alınmıştır. Müellifin kendi maddesinde ise eserin Belediye tarafından 1979'da satın alındığı, V. cildin kayıp olduğu ve yazma halindeki VI-XII. ciltlerin emanet olarak Süleymaniye Kütüphanesi'nde bulunduğu yazılıdır. Amasya Beyazıt Kütüphanesi'nde de müellif hattı VIII. cildin bir nüshası vardır. Kayıp cildin nasıl kaybolduğuna dair kesin bir belge gösterilmemiştir; konu ayrıca bir bildiriye de konu olmuştur (M. F. Köksal, "Hüseyin Hüsameddin'in Amasya Tarihi'nin Kayıp Ciltleri", 2017). Basılı ciltlerdeki bazı hatalar Amasya müftüsü Sabri Yetkin tarafından düzeltilmiş, bu düzeltmeli nüsha Ankara'da Kâmil Şahin'in özel kütüphanesinde bulunmaktadır.

Eserin Değeri Üzerine Tartışma

Eserin ilmî değeri tek sesli değerlendirilmez. Hüseyin Hüsameddin, başvurduğu kaynakların çoğunu göstermemiştir; Tezkire-i Abdî, Abdurrahman Eşref'in Tezkire-i İlmiyye'si, Amasya Meşâhiri ile Osman Fevzi Olcay'ın Amasya Tarihi ve İsmail Hakkı Uzunçarşılı'nın Kitâbeler'i gibi birkaç eser bunun dışındadır. Bazı konularda aşırı etimolojik benzetmelere kalkışması da yazdıklarının ilmî değeri konusunda tereddütlere yol açmıştır. Buna karşılık yerli ve yabancı birçok tarihçi eserin değerini takdir etmiş; Franz Babinger, kitabın bazı konularda "gerçek bir hazine" olduğunu söyleyerek en azından kısmen bir Batı diline çevrilmesini önermiştir. TDV de Amasya Tarihi'ni şehir tarihçiliği bakımından son derece dikkate değer bir eser sayar.

Bu iki değerlendirme birbirini dışlamaz. Kaynak göstermeyen bir müellifin kitabı bugünkü akademik ölçütlerle denetlenmeye elverişli değildir; ama aynı müellif, bugün kaybolmuş ya da erişilmesi güç olan kitâbe, vakfiye ve sicil kayıtlarının bir kısmını görmüş ve kayda geçirmiş olabilir. Pek çok konuda başka yerde bulunmayan bilginin yalnız onda yer alması, eserin başvuru kaynağı olarak yerini korumasının başlıca sebebidir.

Şiir ve Nazım

Amasya Tarihi'nin bir de manzum yüzü vardır. Hüseyin Hüsameddin'in aruz ölçüsüyle yazdığı "Amasya Güzellemesi", eserin ilk iki cildine serpiştirilmiştir. Metin Hakverdioğlu'nun Kesit Akademi Dergisi'nde 2021'de yayımlanan makalesine göre bu şiir, Âşık Paşazâde geleneğini izleyen müellifin anlattığı her bölümü âdeta toparlama amacı taşır. Makale, şiiri "şehir şiirleri" diyebileceğimiz bir türün ilginç bir örneği olarak ele alır. Tarihçi, konuyu önce nesirle anlatıp ardından nazımla toparlamıştır. Gençlik yıllarındaki "Asrî" mahlaslı manzumeleri de düşünüldüğünde, nazım yazma alışkanlığının onda ömür boyu sürdüğü anlaşılır. Aynı makale, Hüsameddin'in Amasya Tarihi'ni yazmak uğruna Osmanlı'nın bütün önemli kütüphanelerini dolaştığını ve hayatını tarihî gerçekleri belgelemek için malzeme aramaya vakfettiğini de kaydeder.

Yöntemi

Müellifin yöntemi, bütün kaynaklarda ortak bir noktaya çıkar: yazma eserlerle yetinmeyip kitâbelere, mezar taşlarına, vakfiyelere ve mahkeme kayıtlarına başvurmak. Bir caminin kim tarafından ve ne zaman yaptırıldığını, bir âlimin hangi aileden geldiğini, bir mahallenin adının nereden geldiğini böyle kayda geçirebildi. Bugün bazı yapılar ve yazıtlar kaybolmuş olabilir; ama kaydı onun kitabında durur. Amasya'nın mahalle ve vakıf tarihleri, âlimlerinin hal tercümeleri ya da camilerinin kuruluş hikâyeleri hakkında yazanların Amasya Tarihi'ne sık sık başvurması bundandır. Bu kullanımın, eserin kaynak göstermeme sorunu hesaba katılarak yapılması gerekir.

Diğer Eserleri

TDV maddesi, Amasya Tarihi dışındaki çalışmalarını da sayar. Evkāf-ı Hümâyun Nezâretinin Târihçe-i Teşkîlâtı ve Nüzzârın Terâcim-i Ahvâli (İstanbul 1335), İbnülemin Mahmud Kemal ile birlikte yazılmıştır ve tarihçe kısmı Hüseyin Hüsameddin'e aittir; eser sonradan Nazif Öztürk tarafından sadeleştirilerek yayımlanmıştır. Türk dili üzerine Temel'in yalnızca birinci cüzü İstanbul'da 1926'da basılabilmiştir. Mustafa Kemal Paşa'ya ithaf edilen Paşa Armağanı'nın müellif hattı nüshası Amasya'da Hüseyin Menç'in özel kütüphanesindedir.

Nişancıların hayatını incelediği Nişancılar Durağı ve Osmanlı Meşâhiri, Türk Takvimi, Dîvân-ı Vezâret, Türk Fiilleri, Türk İsimleri, Kitâbü't-tasrîf üzerine bir inceleme ve Türk Sıfatları: Türk Çavları ile Memlük Kıpçak Türkçesi sözlüğü et-Tuhfetü'z-zekiyye fi'l-lugati't-Türkiyye'nin çevirisi yayımlanmamıştır. Türk Emniyet Teşkilâtı Tarihi adlı eseri ise kaybolmuştur. Târîh-i Osmânî Encümeni Mecmuası ve Türk Tarihi Encümeni Mecmuası'nda, İkdam ve Türk Yurdu gibi gazete ve dergilerde dil ve tarih konularında makaleleri çıkmıştır; "Koca Mehmed Paşa", "Alâeddin Bey", "Sultan Altunbaş", "Molla Fenârî" ve "Orhan Bey'in Vakfiyesi" bunlar arasında özellikle anılanlardır.

Son Yılları ve Ölümü

Hüseyin Hüsameddin Yasar, 10 Şubat 1939'da İstanbul'da, Şişli'deki evinde vefat etti ve Feriköy Mezarlığı'nda toprağa verildi. Amasya'yı yazan âlim, bu şehirden uzakta yatmaktadır. Amasya'da adını taşıyan bir sokak, okul ya da anıt bulunup bulunmadığı konusunda doğrulanmış bir kaynağa ulaşılamamıştır; bu nedenle bu konuda bir şey söylenmemiştir.

Eserin Günümüz Harflerine Aktarılması

Eserin ilk cildi, kısmen sadeleştirilerek Ali Yılmaz ile Mehmet Akkuş'un hazırlığıyla 1986'da Ankara'da yayımlandı; Biyografya maddesi bu neşri "mukaddime cildi" olarak anar. Eserin bütününü okura ulaştıran çalışma ise çok daha sonradır: Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, Amasya Üniversitesi ile iş birliği içinde hazırladığı yeni neşri 29 Ekim 2022 Cumartesi günü Amasya Belediyesi Hizmet Binası Şehzade Salonu'ndaki bir lansmanla tanıttı. Etkinliğe Amasya Valisi, Amasya Belediye Başkanı ve Amasya Üniversitesi Rektörü başta olmak üzere çok sayıda protokol üyesi, akademisyen ve öğrenci katıldı. Protokol konuşmalarının ardından "Cumhuriyet" ve "Amasya Tarihi" temalı videolar gösterildi, eserin editörleri tarafından bir tanıtım paneli yapıldı. Panelin moderatörlüğünü Metin Hakverdioğlu üstlendi; Recep Orhan Özel ile Songül Keçeci Kurt konuşmacı olarak yer aldı. Amasya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nin duyurusu, eserin günümüz okuyucusuna ulaşmasının o güne kadar akamete uğradığını belirtir ve haberin başlığı kitabın "83 yıl sonra okuyucusuyla buluştuğunu" söyler. Ciltlerin dijital kopyaları internet arşivinde de erişime açıktır.

Amasya Hafızasındaki Yeri

Hüseyin Hüsameddin'in ilim dünyasındaki konumu tek bir unvana sığmaz. Medrese eğitimi almış, sicil ve vakfiye okuyabilen bir naib, Evkaf Nezareti'nde çalışmış bir mütercim, Târîh-i Osmânî Encümeni'nin bir üyesi, Türk dili üzerine iddialı kuramlar kurmuş bir dil meraklısı ve en çok da şehrinin tarihini yazmak için ömrünü harcamış bir araştırmacıydı. Kaynak göstermeme ve zorlama etimoloji gibi eksikleri kabul edilse de eseri, Amasya hakkında yazan her araştırmacının önüne çıkan ilk başvuru kaynaklarından biri olmayı sürdürmektedir.

Kronoloji

1869 (Kasım): Amasya'nın Çeribaşı Mahallesi'nde doğar.

1879: Balcı Mektebi'nde ilk tahsile başlar; Kur'an'ı ezberler.

1883: Mekteb-i rüşdiyyeye girer.

1887: Mekteb-i rüşdiyyeyi bitirir.

1889: İstanbul'a gider, Kalenderhâne Medresesi'ne yerleşir (Biyografya'da 1890).

1894: Girit'e gider.

1895: Şam ve Hicaz'a gider; Hanya ve Şam kütüphanelerinde çalışır.

1898: Perşembeli Ahmed Remzi Efendi'nin muavinliğine getirilir.

1899: Ahmed Nûreddin Efendi'den icâzetnâme alır.

1901: Surre-i hümâyun niyâbet-i şer'iyyesine tayin edilir.

1903 (Mart): Vezirköprü nâibliğine başlar.

1905 (Ekim): Osmancık'a gönderilir; ardından Niksar'da görev yapar.

1909: Târîh-i Osmânî Encümeni kurulur; Hüseyin Hüsameddin kuruluştan itibaren üyedir.

1911: Refahiye'ye gönderilir.

1911-1914: Amasya Tarihi'nin birinci ve ikinci ciltleri İstanbul'da basılır (1327 ve 1329 rumî / 1330 ve 1332 hicrî).

1927-1928: Üçüncü ve dördüncü ciltler basılır.

1935: Dördüncü cildin bakiyesi basılır.

1939 (10 Şubat): İstanbul Şişli'deki evinde vefat eder; Feriköy Mezarlığı'na defnedilir.

1979: Eser Amasya Belediyesi tarafından satın alınır (TDV).

1986: Birinci cildin kısmen sadeleştirilmiş neşri yayımlanır.

2022 (29 Ekim): Amasya Belediyesi Kültür Yayınları'nın yeni neşri Amasya Belediyesi Hizmet Binası'nda tanıtılır.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Turgut Akpınar, "Amasya Tarihi", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 3, İstanbul 1991, islamansiklopedisi.org.tr. islamansiklopedisi.org.tr
  • "Abdîzâde Hüseyin Hüsameddin", Biyografya, biyografya.com. biyografya.com
  • "Hüseyin Hüsameddin'in Amasya Tarihi 83 Yıl Sonra Okuyucusuyla Buluştu", Amasya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi haberi, 2022. ilahiyat.amasya.edu.tr
  • Hüseyin Hüsameddin, Amasya Tarihi, I. cilt, Internet Archive dijital kopyası.

Akademik çalışmalar

  • Turgut Akpınar, "Hüseyin Hüsâmeddin Yasar", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 18, İstanbul 1998, islamansiklopedisi.org.tr. islamansiklopedisi.org.tr
  • Metin Hakverdioğlu, "Hüseyin Hüsameddin Yasar'ın Amasya Şiiri", Kesit Akademi Dergisi, 7/27 (2021), s. 401-417. dergipark.org.tr
  • M. F. Köksal, "Hüseyin Hüsameddin'in Amasya Tarihi'nin Kayıp Ciltleri", Uluslararası Amasya Âlimleri Sempozyumu Bildiriler Kitabı II, Amasya 2017, s. 175-185.