Amasya’nın Sofular Mahallesi’nde mukîm Mehmed Efendi’nin oğludur. Hattât-ı meşhûr Hamza Beyzâde Abdullah Hulusî Efendi’den temeşşuk ve yazılarını ahz ederek ketebe vaz’ına icâzet aldı. Ba’dehû Şeyhzâde es-Seyyid Abdullah Vecîh Efendi’nin halka-i tedrîsine mülâzemetle tahsîl-i ulûm edib bir müddet Harem Kethüdâsı, Hacı Süleyman Ağa mektebi muallimi olarak halka yazı ve ilim öğretdi.
Sonra ilim ve kitâbetinden istifâde etmek üzere şer’iyye mahkemesine alınıp başkâtib oldu. Bir müddet sonra Yeniçeri-Talebe vak’asında azledilip 1241 sâlinden sonra vefât etdi. Âlim, hattât, güzel ta’lik yazar, ilm-i ferâizde üstâd idi. Birâderi Abdurrahman Efendi de kâtib idi.