Amasyalıdır. Ulemâdan Kâsım Efendi bin Ebü’l-Kâsım Abdullah Efendi bin Ahmed Efendi bin Hatîb Kâsım Efendi mahdûmudur. Amasya ulemâsından Muhaşşî Sinan Efendi, Kulu Sinan ve Cüneydzâde Abdurrahmân Efendilerden ikmâl-i tahsîl edib İstanbul’a gitdi.

Şeyhülislâm Zekeriyâ Efendi’den mülâzim ve ba’zı medârise müderris olarak erba’în pâyesine erdi. 1018 saferinde Pervîz Efendi, 1020 recebinde Eski İbrâhim Paşa, 1024 rebîülevvelinde Efdâlzâde ba’dehû Gazanfer Ağa, Sahn-ı Semâniye ve 1025 şa’bânında Hasekî Sultân medreselerine müderris oldu.

1029 senesi rebîülâhirinde Üsküdar’da Vâlide Sultân ve 1031 recebinde Süleymanîye müderrisi olup 1032 zilhiccesinde Eyüp mollası oldu. 1034 saferinde ma’zûl ve 1036 recebinde İzmir mollası olup 1037 ramazânında azledildi. 1038 şevvâlinde dâr-ı bekâya rihlet etdi. [19]

Nev’îzâde Atâyî Efendi “Zeyl-i Şakâyık”da mûmâileyhin tercemesini yazdıkdan sonra diyor ki: “Mevlânâ-yı merkûm sîr-âb-ı ser-çeşme-i ulûm, hengâm-ı tedrîsinde ifâdeye mâ’il ve meşgûf, eyyâm-ı hükûmetinde istikâmet ü nezâhet ile ma’rûf, dervîş-nihâd, pâk-i’tikâd, meşğûl-i meşâğil-i ilm ü dîn, mukallid-i ulemâ-i âmilîn idi.”