Amasyalıdır. Mu’allim-i Sultânî İğnecizâde Ömer Efendi’nin mahdûmudur. 992’de doğdu. İstanbul ulemâsından ikmâl-i tahsîl edib müderris, 1029’da Galata mollası ve recebinde İstanbul kadısı olarak temâyüz etdi. [20] 1031 recebinde Sultân Osmân-ı Sânî maktûl ve pederi ma’zûl olduğundan kendisi azledilip şevvâlinde pederi Mekke’ye ve kendisi Mihalîc kazâsı arpalığıyla Bursa’ya i’zâm edildi. 1034’de kendisinin ricâsıyla Amasya’ya nakl-i ikâmet etdi. Amasya sâdâtından es-Seyyid Osmân Efendi bin es-Seyyid Mustafa Efendi’nin kerîmesiyle evlendi.

1038’de Sadr-ı a’zam Hüsrev Paşa’nın arzıyla İstanbul’a avdet edib 1041 recebinde Anadolu Kazaskeri ve 1042 zilhiccesinde Rûmeli Kazaskeri oldu. 1044’de Revan seferinde Sultân Murâd ile beraber gitdi. 1045’de avdet edib Amasya’ya vüsûlünde sadâretten isti’fâ ederek Mısır mollası oldu.

1045 senesi zilka’desinde Mısır’a vüsûlünden az sonra vefât etdi. Çünkü Sadr-ı a’zam “Tabanı yassı” demekle meşhûr Arnavut Mehmed Paşa müşârun ileyhi Sultân Murâd’a gamzetmişdi. İ’dâm korkusundan isti’fâ ederek Mısır’a tâlib olduysa da havf ü cân endişesi kendisini alıp götürdü. Âlim, afîf, edîb, sahî, keremkâr bir zât idi. Oğulları es-Seyyid Mustafa, Osmân Efendilerin tercemeleri aşağıda gelir. [21]