Amasyalıdır. Fâhir adlı bir zâtın oğludur. Tahsîl-i ilm ü kemâl etmek üzere Mısır ve Şâm ve Irâk’ı dolaştı. Şâm’da Kadı Cemâleddîn Abdürrahîm bin Ali er-re’îs el-Isnevî hizmetinde hutût-ı mütenevvi’ayı, ulûm-i edebiyyeyi ahz ederek Bağdâd’a gidip tavattun ve tahsîlini ikmâl etdi.

En ziyâde yazıya itina ederek “İbn-i Bevvâb” demekle meşhûr üstâz Alî bin Hilâl Bağdâdî yazılarını takdîr edib taklîdine çalıştı. Büyük bir muvaffakiyet gösterdi. Irâk hattâtlarını geçti. Hutût-ı [88] mütenevvi’ada büyük üstâd oldu.

Bağdâd dârü’l-hulefâsında fevkalâde iştihâr edib pek çok hattât yetiştirdi. Bunlardan biri halîfe-i Bağdâd olan Musta’sım-billlâh Abdullah el-Abbasî diğeri kıbletü’l-küttâb Yâkût Musta’sımî’dir. Bir rivâyette 646’da ve bir rivayette 693 saferinin on sekizinde vefât etdi.

Müverrîh Mehmed bin Şâkir el-Kütübî, “Fevâtü’l-Vefeyât” adlı eserinde diyor ki: “Abdü’l-mü’min bin Fâhir Safiyyüddîn fezâil ve kemâlâtı çok bir zât idi. Arabiyye, nazm-ı şi’r, ilm-i inşâ gibi çok ilimler bilirdi. Vefatı 693 senesi saferinin on sekizinde vâki’ oldu”

Müstakîmzâde Sa’âdeddîn Süleyman Efendi “Tuhfetü’l-Hattâtîn” adlı eserinde şöyle yazıyor: “Abdü’l-mü’min bin Safiyüddîn-Amâsî’dir. Alî bin Hilâl merhûmun hutûtuna taklîd ile hüsn-i mezîd peydâ edib üstâzü’l-esâtize olmuştur.”

Beyit:

Hatt-ı gayrî nesh edib ol kân Yâkût-i hüner
Oldu el-Hakk gıbta-sâz-ı şeyh ü şâb-ı hoş nüvis

Hatta Yâkût Musta’sımî ibtidâ hat vaktinde bunlardan [89] meşk aldığı Hazîretü’l-kasr’da ve gayrîde mestûr ve (hâme-646) târihinde intikâlleri meşhûrdur.