Amasyalıdır. Amasya mütesellimi el-Hâc Ahmed ve surre-i hümâyûn emîni el-Hâc Mustafa Ağaların birâderi Dergâh-ı âlî kapıcıbaşılarından el-Hâc Mehmed Ağa bin el-Hâc Ebûbekir Ağa bin el Hâc Mustafa Ağa bin Sarı Mehmed Ağa’nın oğlu olduğu kuyûd-ı vakfiye ve sicillât-ı şer’iyyeden anlaşıldı.

Gençliğinde İstanbul’a gidip Bâb-ı âlîde kethüdâ-yı sadâret kâtibi kalemine girdi. Orada ta’lîm ve terbiye görüp kalem hulefâsından oldu. Amasyalı es-Seyyid Mustafa Paşa’nın kâ’im-makâm-ı sadâret olduğu esnâda hâcegân-ı dîvân zümresine iltihâk ederek menâsıb-ı sağîreyi devre başladı.

Ba’dehû terakkî edib kethüdâ kâtibi 1223’de vekâleten mevkûfatî, 1225 şevvâlinde baş-muhâsebeci, 1228’de Anadolu muhâsebecisi oldu. 1230’da şıkk-ı sânî defterdârı, 1231 şevvâlinde nişâncı, 1233’de ma’zûl ve sonunda defter emîni olduğu hâlde 1237 senesi zilhiccesinin yedisinde vefât etdi. Üsküdar’da medfûndur. Erbâb-ı ma’ârifden ve ricâl-i devletten idi. Mahdûmu Defterdâr Mehmed Sa’îd Bey 1282’de [103] vefât edib yanında medfûndur.