Muallim-i Sultânî Amasyalı Ömer Efendi’nin birâderi olup İğnecizâde Mehmed Efendi’nin mahdûmudur. “Cihât Defteri”nde “Abdurrahman bin Mehmed el-Abbarî el-Amâsî” diye kaydedilmiştir. Amasya’da ikmâl-i tahsîl edib İstanbul’a gitdi. Şeyhülislam Sâdeddîn Efendi’den mülâzım oldu.

Ba’dehû bir kaç medreseye müderris ve tedrîs-i ulûma muvâzıb iken 1007 senesi şa’bânında elli akçe vazîfe ile Mekke-i Mükerreme’de Süleymaniye müderrisi olup Hicâz’a gitdi. Ba’dehû Harem-i Şerîf vâizi olup Abbâsîler gibi kara libâs ve destârı ihtiyâr eylediğinden “Karabaş Efendi” diye iştihâr etdi.

1030 hudûdunda birâderinin himmetiyle Mekke-i Mükerreme kazâsıyla tekrîm edildiğinden vezâif-i celîle ta’yin edildi. Mekke-i Mükerreme’nin eşrâf-ı a’yân ve akdem-i erkânı olup Mekke şerîfi Emîr Zeyd bin Muhsin bunun nüfûzunu kırmak için uğraşdı. [473]

1033’de birâderi Ömer Efendi Şeyhü’l-Harem olarak Mekke’ye gelmiş olduğundan nüfûzu kuvvet buldu. Şerîf Zeyd emaret-i Mekke’den azledilip Şerîf Suûd’un emîr olması nüfûzunu artırdı. Ancak 1036’da Şerîf Zeyd ikinci defa emîr olmuşdu.

Bu sefer sâhib-i terceme eşrâf-ı Mekke’yi kendisine celb ve imâle ederek iki yıl sonra 1038’de Şerîf Zeyd’in azliyle Şerîf Suûd emîr ve şeyhü’l-harem Ömer Efendi de müteâkiben vefâtıyle sâhib-i terceme şeyhü’l-harem oldu.

Şerîf Zeyd iki taraf olan a’yân-ı Mekke’yi celb ve imâle ederek üçüncü defa emîr-i Mekke olup Mısır’dan Cidde’ye geldiği esnâda sâhib-i terceme usûlen istikbâl etmek üzere Cidde’ye inmişti. Şerîf Zeyd’in ziyâfetinde tesmîm edilerek 1040 senesi evâilinde vefât etdi.

Nev’îzâde Atâyi Efendi diyor ki:

“Mekke-i Mükerreme’nin eşref-i a’yânı ve akdem-i erkânı iken 1040 senesi dâhilinde erkân-ı hayatı teveccüh-i zevâl ve mesmûmen intikâl eyledi. Azîz-i mezbûr talâkat-ı lisân ve selâset-i [474] beyân ile meşhûr, din ve dünyayı câmî, mütehavvil ve müteşerri’ aynü’l-a’yân, şeyh-i âlîşân idi. ”

Üç oğlu meşhûrdur. Biri Mehmed Efendi Mekke’de kalıp pederinin nüfûz ve emvâline vâris olmuştur. Diğeri Mahmûd Efendi İstanbul’da kalıp “Veled-i Karabaş” demekle meşhûrdur. Öbürü Osmân Efendi Medine’de kalıp pederinin Medine’deki nüfûz ve emvâline vâris olmuştur. Bunun mahdûmu Ahmed Efendi’dir ki 1074 senesi cumâdelâhiresinin ikisinde Hazine-i Nebeviyye kâtibi ve 1079 recebinin on üçüncü günü Haremeyn Defterdârı olmuştu.