Amasyalıdır. Sadr-ı esbak Kara İbrâhim Paşa’nın dîvân-ı kitâbetinden tefeyyüz ederek Arpa emîni olan Amasyalı Osmân Efendi bin Dervîş Mehmed Ağa’nın mahdûmudur. Pek genç iken peder ü vâlidesiyle beraber İstanbul’a gidip orada meşâhîr-i hattâtînden “Kara Kız” demekle meşhûr Hâcezâde Mehmed⁸³ Efendi’den hutût-ı mütenevvi’ayı ahz ü temeşşuk etdi.
Ba’dehû tahsîl-i ilm ü irfân edib Amcazâde Hüseyin Paşa’nın sadâretinde Bâb-ı âlîye girdi. Orada tahsîlini ileri götürüp terakkî ederek Hâcegân-ı Dîvân-ı Hümâyûndan oldu. Amasyalı el-Hâc Ahmed Paşa’nın kâ’im-makâmlığında küçük rûz-nâmeci olup 1127’de azl edildi.
Ba’dehû Nevşehirli İbrâhim Paşa’nın sadâretinde şehremîni olup 1138’de Piyâde mukâbelecisi ve 1143’de vak’a-nüvîs olup 1146’da vefât etdi. Ali Paşa-yı Cedîd Kabristânı’nda medfûndur. Fâzıl, şâir, hattât-ı mâhir idi. Üç senelik vekâyi’-nâmesi Subhî ve Şâkir Beylerin vekâyi’-nâmesiyle birlikte matbû’dur. [198]