[99]Sadr-ı esbak Bayburtluzâde Kara İbrâhim Paşa’nın hazine kâtibi Amasyalı Yûsuf Efendi bin Halil Ağa’nın mahdûmudur. Amcazâde Hüseyin Paşa’nın sadâretinde defterhâneye çırâg olup tedrîcen terakkî ederek ser-halife oldu.

1143 senesi rebîülevvelinde cülûs eden Sultân Mahmûd-ı Evvel’in lalası iken Rumeli pâyesiyle kapıcılar kethüdâsı olan Amasyalı Osmân Paşa’nın himmetiyle tezkîre-i sânî, 1145’de tezkîre-i evvel, 1148’de cizye muhâsebecisi, 1149’da kethüdâ-yı sadr-ı âlî olarak parladı.

1150 rebîülâhirinde Muhsinzâde Abdullah Paşa’nın sadâretinde Rumeli asâkiri sağ kol sürücüsü olarak taşra gönderildi. 1152 muharreminde rikâb-ı hümâyûn kâim makâmı olan Zanalızâde es-Seyyid el- Hac Ahmed Paşa’nın ricâsıyla avdet edib müteâkiben baş muhâsebeci, ba’dehû defter emîni ve 1156 saferinin yirmi yedisinde Sadr-ı a’zam olan İskeforlu es-Seyyid Hasan Paşa’nın arzıyla sânîyen kethüdâ-yı sadr-ı âlî oldu.

1158 cumâdelevvelinde vezâretle Aydın vâlisi [100] oldu. Ba’dehû 1159 ramazanında Trabzon ve şevvâlinde İnebahtı, 1161 şevvâlinde Belgrad ba’dehû Eğriboz, 1164 saferinde Bosna vâlisi olup 1165 senesi rebîülevvelinde Bosna’da ansızın vefât etdi. Müdebbir, muktedir, şâir, gâyet edîb idi. Damat İbrâhim Paşa’ya kasideler ve târihler yapıp Arabî ve Farisî ba’zı kitâblar terceme etmiş âsârı beğenilmişdir.