Amasyalıdır. Mehmed Çelebi oğludur. Gençliğinde hıfz-ı Kur’ân ve tahsîl-i mûsikî ederek güzel ve yanık sesi, edeb ve irfânıyla iştihâr etdi. Tekkelerde okuduğu ilâhiyât ve nu’ûtiyle erbâb-ı safânın muhâbbetini kazanıp Halvetiyye meşâyihinden eş-Şeyh Mahmûd Efendi bin Hızır Çelebi’ye dâmâd oldu. [96]

Ba’dehû Amasya vâlisi Şehzâde Sultân Ahmed’e takarrüb ederek dâhil-i bezm-i safâsı olup oldukça servet ü sâmân edindi. Evâ’il-i hâlinde Sultân Bâyezîd Câmii müezzinlerine iltihâk etdiğinden ser-müezzin olmuşdu. 918’de Şehzâdenin ihnâkından sonra münzevîyâne imrâr-ı hayat ederek 941 sâline doğru vefât etdi.

Edîb, şâir, halûk, savt ve edâsı güzel, mûsikîşinâs idi. Kur’ân ve ilâhiyyât okuduğu zaman dinleyenleri gaşyederdi. Sultân Bâyezîd ser-müezzinlerinin içinde halâvet-i sadâsıyla yegânelerindendi.

Mahdûmları Mehmed, Mahmûd Çelebilerdir. Evlâdından Hâfız Takiyyüddîn Osmân Efendi, bunun mahdûmu kibâr-ı fuzalâdan Kutbeddîn Mustafa Efendi ve bunun mahdûmu mevâlîden Dânîş Mehmed Efendi pek meşhûrdur. Evlâdına ibtidâ “Şermîzâdeler”, ba’dehû “Dânîşzâdeler”, ba’dehû “Molla Halilzâdeler” dendi.