Amasyalıdır. 1139’da vefât eden a’yân a’zâsından el-Hâc Mehmed Ağa bin el-Hâc Hüseyin Ağa’nın mahdûmudur. Pederinin vefâtında yerine geçip a’yândan oldu. 1147’de Sivas vilâyeti ta’dâd-ı ağnâm mültezimi olup nüfûz ve servet-i mevrûsesini tevsî’ etdi.
Ba’dehû Amasya mukâta’ât emîni, 1154’de Tokat voyvodası ve Amasya beytü’l-mâl emîni, 1158’de Gümüş emîni olup nüfûz u i’tibârı fevka’l-âde arttı. 1163 senesi saferinde [379] şehir kethüdâsı oldu. Kethüdâlığı beş yıldan ziyâde devâm edib bütün umûr-ı livâyı kabza-i teshîrine aldı.
1168 senesi rebîülevvelinde Amasya mütesellimi Hacı Efendizâde el-Hâc Ahmed Ağa’nın nüfûzu ağır bastığından kethüdâlıktan çekildi. 1169 zilhiccesinde sânîyen şehir kethüdâsı olarak Fazlızâdelerin nüfûzundan hâsıl olan gerginliğe karşı durdu.
Çünkü vâlî Zaralızâde Mehmed Paşa’nın mukaddemen tahsîl etdiği emvâl-i mîriyyeyi ikinci def’a tahsîl ü cibâyete kıyâm ve Fâzlızâdeleri me’mûr etmesinden dolayı halk arasında galeyân hâsıl olmuşdu.
1171 senesi saferinde galeyân-ı efkârın netâyicinden olarak kethüdâlıktan isti’fâ edib çekildi. 1172’de halkın arzû ve intihâbı üzere baş a’yân olup tahsîlât mes’elesi tahkîkâtında Fazlızâdelerin nüfûzuna mâni’ olamadığından ba’zı ulemânın nefy edilmesi merâkına dokunup hastalandı. 1173 senesi saferinde vefât etdi.
Memleket hâdimi, nüfûz u himmet sâhibi, âlî-cenâb [380] servet ü sâmânı mükemmel, sahî, halkın gözdesi, me’ârif-âşinâ, fukarası bol bir hânedân idi. Nârlıbâğçenin garbında âlî bir medrese binâ ve ittisâlinde bir çeşme inşâ edib bunların mesâlihine on kadar dükkân ve müderris efendiye meşrûta bir hâne vakf etdi. Nârlıbâğçe bu medresenin bâğçesi olup kendisi de burada medfûn idi.
Bu medrese, mu’ahharan medrese-i Süleymaniyye, daha sonra “Nârlı Bâğçesi” demekle meşhûr olup 1282’de Ziyâ Paşa’nın mutasarrıflığı zamânında harâbe-müşrif bir hâlde iken tamâmıyla hedm edilip arsası yola kalb ve bir kısmı da son müderrisi olan İskiliblizâde Mehmed Efendi’nin menziline ilâve edildi. Çeşmesi de Sultân Mes’ûd Türbesi önündeki mezârlığın köşe başına getirildi.
Mahdûmları el-Hâc Ali, Îsâ, Mehmed Ağalardır. Ağa-yı müşarün-ileyhin seng-i mezârı bile gâ’ib olup gitdi. Hacı Ali Ağa da pederinin eserine iktizâ ederek “Yukarı Bakacak Medresesi” demekle meşhûr olan medrese-i hayriyyeyi yaptırmışdı. Hepsi de harâb oldu.