Amasya eşrâfından el-Hâc Sâlih Bey bin Kaya Ali Paşa’nın mahdûmu ve es-Seyyid el-Hâc Ömer Bey’in birâderidir. Pederinin vefâtında yerine geçip hâcıyân u a’yân meclislerine a’zâ olarak nüfûz u i’tibâr kazandı.

1193’de Amasya iki gruba ayrılıp bir kısmı Caniklizâde tarafdârı, diğer kısmı Cebbârzâde tarafdârı olduğu esnâda Cebbârzâde tarafdârı olup Canikli Hacı Âli Paşa‘nın şedâ’id ü mezâlimine karşı mücâdele ederek Cebbârzâde Mustafa Bey’i nüfûz u kuvvetiyle takviyye etdi.

Bu esnâda Hacı Ali Paşa mağlûb ve tarafdârları menkûb oldukta nüfûzu artıp sonra baş a’yân oldu. 1195 senesi şa’bânında Hacı Ali Paşazâde Mikdâd Ahmed Paşa ibkâ-yı vezâretle ber-vech-i mâlikâne Amasya mutasarrıfı olup geldikte bi’z-zarûre İstanbul’a gidip tehlikeden kurtuldu.

Orada Amasyalı Ocak İmâmızâde es-Seyyid Mustafa Paşa’nın dâ’iresine intisâb edib müşârün-ileyhin ta’rîf [392] u sevkine binâ’en dergâh-ı âlî kapıcıbaşılığı ile taltîf edilip İzmit mütesellimi oldu. 1202 senesi zilhiccesinde paşa-yı müşârün-ileyh rikâb-ı hümâyûn kâ’im-makâmı oldukta İstanbul’a gelip çavuşbaşı vekîli oldu.

1203’de silâhdar Ağası olarak ta’ayyün etdi. 1206’da Mikdâd Ahmed Paşa’nın i’dâmında avdet edib 1207 senesi gurre-i muharreminde Amasya mültezimi olan Cebbârzâde Süleyman Bey tarafından Amasya mütesellimi olarak aynü’l-a’yân oldu.

1208 gurre-i muharreminde baş a’yân olan es-Seyyid Abdullah Bey’in meclisine a’zâ olarak nüfûzunu muhâfaza etdi. 1209’da Hazînedârzâde Süleyman Bey’in mütesellimliğinde inzivâya çekilip 1213’de yine baş a’yân oldu.

1214’de Caniklizâde Tayyâr Mahmûd Paşa Amasya mültezimi oldukta yine İstanbul’a gidip Üsküdâr’da ikâmet etmekte iken 1216’da vefât etdi. Meşâhîr-i eşrâftan hânedân, kerîm, mu’tedil bir zât idi. Mahdûmları es-Seyyid el-Hâc Ahmed, Hasan Beylerle Ömer Kâşif Paşa’dır. [393]