Mahsûnî, Merzifon'da derlenmiş Merzifon Cönkü'nde heceyle yazılmış tek bir koşmasıyla yer alan bir şairdir. Adı yalnız Metin Hakverdioğlu'nun 2019'da cönkü tanıttığı makalede geçer; hayatına, yaşadığı yere ve dönemine dair başka bir kayıt bulunamamıştır. Hakverdioğlu bu şair hakkında açıklama yapmaz. Bu sayfa, onun hakkında bilinenleri ve bilinmeyenleri cönkteki tek kayda dayanarak verir.

Merzifon Cönkü'ndeki Yeri

Merzifon Cönkü, Metin Hakverdioğlu'nun Merzifon'dan gelen bir sahaftan edindiği ve kendi kütüphanesinde sakladığı, derleyeni ve tarihi yazılı olmayan bir şiir defteridir. Hakverdioğlu onu yaklaşık yüz yıllık sayar; defterde 32 şairin 161 şiiri bulunur ve halk şiiri ile divan şiiri neredeyse eşit ölçüde yer alır. En çok şiiri olan şair Tokatlı Nûrî'dir. Hakverdioğlu, defterin Merzifonlu Eyüp Sabrî'nin edebî çevresinde, muhtemelen Fethî mahlaslı yerel bir şair tarafından tertip edildiğini düşünür. Makalesi cönkteki her şiirin yalnız ilk nazım birimini yayımlar; şiirlerin tamamı cönkte, yayımlanmamış olarak durmaktadır.

Makalenin şair listesinde "Mahsunî 1 hece" diye geçen şairin koşması cönkün 97. sayfasındadır ve şiirler bölümünde "Mahsûnî'nin hece ölçüsü ile yazdığı şiirleri (1 adet)" başlığıyla, Fethî'nin koşmalarından sonra verilir. Mahsûnî'yi Amasya'ya bağlayan tek iz, koşmasının Merzifon'da derlenmiş bu defterde bulunmasıdır. Merzifon'un Çorum, Kastamonu, Sinop ve Samsun yolları üzerinde bir menzil olduğunu, XVIII ve XIX. yüzyılda halk şairlerinin buraya uğradığını ve yerli şairlerin davetiyle Dertli, Emrah, Nûrî ve Âşık Ömer gibi adların kasabanın meclislerine katıldığını Hakverdioğlu ayrıntılı biçimde anlatır. Mahsûnî'nin bu yolculardan biri mi, yoksa kasabanın kendi şairlerinden biri mi olduğu bilinmemektedir.

Şiiri

Mahsûnî'nin cönkteki tek şiiri "Göreli çeşmiňi ey ḳaşı kemân" diye başlayan on bir heceli bir koşmadır. Makale yalnız ilk dörtlüğünü verir; koşmanın tamamı cönkte, 97. sayfadadır. Dörtlükte âşık, yay kaşlı sevgilinin yüzünü güle benzettiğini söyler, sonra onu iman yokluğuyla suçlar ve kendisini ele güne gülünç ettiğinden yakınır. "Sevdiğim" redifi ve "kemân" ile "îmân" kafiyesi, koşmaya halk şiirinin bildik ses düzenini verir. Dörtlük, şairin kategorisinde ayrı bir şiir sayfasında özgün metni, günümüz Türkçesi ve yorumuyla verilmiştir.

Kaynakların Durumu ve Tartışma

Mahsûnî hakkında cönkteki tek dörtlükten başka bilgi yoktur. Adın okunuşu da tartışmaya açıktır: makale şair listesinde "Mahsunî", şiir başlığında "Mahsûnî" yazar. Osmanlı şiirinde çok kullanılan ve "hüzünlü" anlamına gelen mahlas "Mahzûnî"dir; Arap harfli yazıda iki ad yalnız bir harfle ayrıldığı için cönkteki adın aslında Mahzûnî olması mümkündür. Bu ihtimal bizim gözlemimizdir ve cönkün kendisi görülmeden doğrulanamaz. Cönkün yaklaşık yüz yıllık olduğu düşünülürse, şairin XX. yüzyılda yaşamış ve şiirleri ayrı olarak yayımlanmış Mahzunî mahlaslı âşıklarla bir ilgisi bulunmadığı açıktır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar