Özgün Metin
Vezin: Fâʿilâtün fâʿilâtün fâʿilâtün fâʿilün (vezin tespiti bizimdir)
Mâh-ı aşûrâdur ey dil bil cihân ağlar bugün
'Arş ü ferş ü şems ü mâh u âsumân ağlar bugün
Öyle bir gündür bugün kim şâh-ı deşt-i Kerbelâ
El-'ataş-gûyâ olup eyler figân ağlar bugün
Ey emîrü'l-mü'minîn gel kândesin imdâd kıl
Zâde-i Zehrâ içün fahr-ı cihân ağlar bugün
Mürg-i cânım lâne-i tende karâr itmez döner
Neylesün netsün ne yapsın ins ü cân ağlar bugün
Farz iken 'âlemde ehl-i beyte hubb u ihtirâm
Tîğ-i a'dâdan bedensiz ser hemân ağlar bugün
Saht-dil mel'ûn Yezîd ü Şimr ile bin Ziyâd
İtdiği ef'âle billâh kudsiyân ağlar bugün
Sâmiyâ gördim bu dem çekmiş siyâh pûşideyi
Lâ-fetâ sırrına mazhar bî-gümân ağlar bugün
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey gönül, bil ki aşure ayıdır; bugün dünya ağlıyor. Arş da, yer de, güneş de, ay da, gök de ağlıyor bugün.
2. Bugün öyle bir gündür ki Kerbelâ çölünün şahı (Hz. Hüseyin) "susuzluk" diye inleyip feryat ediyor, ağlıyor bugün.
3. Ey müminlerin emiri (Hz. Ali), neredesin, gel yardım et; Zehrâ'nın (Hz. Fâtıma'nın) oğlu için dünyanın övüncü (Hz. Peygamber) ağlıyor bugün.
4. Can kuşum ten yuvasında durmuyor, çırpınıp dönüyor; ne yapsın, ne etsin, insan da cin de ağlıyor bugün.
5. Dünyada Ehl-i Beyt'e sevgi ve saygı farz iken, düşman kılıcıyla bedeninden ayrılan baş hâlâ ağlıyor bugün.
6. Katı yürekli, lanetli Yezid'in, Şimr'in ve İbn Ziyâd'ın yaptıklarına, vallahi, melekler ağlıyor bugün.
7. Ey Sâmî, bu anda siyah örtünün çekildiğini gördüm; "lâ fetâ" sırrının sahibinin (Hz. Ali'nin) bugün ağladığına hiç şüphe yok.
Edebî ve Tarihî Yorum
Necef'te Bir Muharrem Günü
Bu mersiyenin nerede ve nasıl söylendiği, şairin kendi anlatımıyla bilinir. Resûl Sâmi Efendi 1309-1313 (1891-1896) yılları arasında Kerbelâ sancağında muhasebeci iken bir muharrem ayında Necef'e gitmiş, Hz. Ali'ye nispet edilen türbeyi ziyaret etmiş ve orada İranlıların matem törenine katılarak bu şiiri irticalen, yani hazırlıksız söylemiştir. Şiiri daha sonra hal tercümesiyle birlikte Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'a göndermiş, Hüsameddin de Amasya Tarihi'ne almıştır. Bir Osmanlı maliye memurunun İranlı ziyaretçilerin aşure matemine katılması ve bunu bir şiirle kaydetmesi, Hüsameddin'in onu "evlâd-ı Ali'ye meftûn" diye anlatmasıyla örtüşür. Sâmi'nin Amasya'da bağlandığı Mîr Hamza Nigârî'nin çevresi de Hz. Ali ve Ehl-i Beyt sevgisini öne çıkaran bir çevreydi.
Ağlayanların Halkası
Şiirin bütün beyitleri "ağlar bugün" redifiyle biter ve her beyit ağlayanların halkasını biraz daha genişletir ya da başka bir yöne çevirir. İlk beyitte ağlayan bütün kâinattır: arş, yer, güneş, ay ve gök tek mısrada art arda sayılır. İkinci beyitte Kerbelâ'nın kendisine inilir; çölün şahı Hz. Hüseyin, Kerbelâ'da su yollarının kesilmesine gönderme yapan "el-ataş", yani "susuzluk" çığlığıyla anılır. Üçüncü beyitte şair Hz. Ali'ye seslenir ve Peygamber'in, kızı Fâtıma'nın oğlu için ağladığını söyler. Dördüncü beyitte söz şairin kendisine döner: can kuşu ten kafesinde duramaz. Beşinci beyit, bedeninden ayrılmış başın ağlamasıyla Kerbelâ'nın en ağır sahnesine gönderme yapar; altıncı beyit Yezid, Şimr ve Ubeydullah İbn Ziyâd'ı adlarıyla lanetler ve ağlayanlara melekleri ekler.
Mahlas beytinde halka yine Hz. Ali'ye kapanır. "Lâ-fetâ sırrına mazhar" sözü, Hz. Ali için söylenen "Lâ fetâ illâ Alî, lâ seyfe illâ Zülfikâr" (Ali'den başka yiğit, Zülfikâr'dan başka kılıç yoktur) sözüne dayanır. Şairin gördüğünü söylediği "siyâh pûşide", siyah örtü, muharrem matemi için türbeye çekilmiş bir örtü olabilir; şiirin Necef'te bir türbe ziyaretinde söylendiği düşünülünce bu okuma akla yatkındır, ama kaynak örtünün ne olduğunu açıklamaz.
Şiirin Yapısı
Mersiye, gazel nazım şekliyle yazılmıştır: yedi beyittir, ilk beytin iki mısraı ve sonraki beyitlerin ikinci mısraları "-ân ağlar bugün" ile biter, son beyitte şairin mahlası "Sâmî" geçer. Kafiye "cihân", "âsumân", "figân", "cân", "hemân", "kudsiyân" ve "bî-gümân" kelimelerindeki "-ân" sesidir. Dili sadedir; Arapça ve Farsça terkipler büyük ölçüde Kerbelâ anlatısının bilinen adları ve sözleriyle sınırlı kalır. Sâmi'nin Şeki'den İstanbul'a uzanan memuriyet yolunu Resûl Sâmi Efendi yazısı izler.
Kaynakça
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 10, s. 63-64 (e-kitap s. 210-211). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page211.html
Çevrimiçi kaynaklar

