Özgün Metin
Vezin: Fâʿilâtün fâʿilâtün fâʿilün (vezin tespiti bizimdir)
Gözlerim bakdıkça sîm-endâmına
Parlayub Sîmî demişdir nâmına
Günümüz Türkçesiyle
1. Gözlerim (onun) gümüş gibi bedenine baktıkça parlayıp ona Sîmî, yani “gümüşten” adını vermiştir.
Edebî ve Tarihî Yorum
Gümüş ve Gümüşlüzâde
Beytin bütün nüktesi bir ad oyununa dayanır. Farsça "sîm" gümüş demektir; "sîm-endâm", gümüş bedenli, yani teni ak ve parlak güzel için divan şiirinde sık kullanılan bir sıfattır. Sîmî mahlası da bu kelimeden gelir ve "gümüşe ait, gümüşten" anlamını taşır. Şairin aile adının Gümüşlüzâde olması bu oyuna ayrı bir derinlik katar: Pîr İlyâs soyundan gelen Gümüşlüzâdelerin bir çelebisi, aile adının Farsça karşılığını mahlas olarak seçmiş görünür. Hüsameddin bu ilişkiyi açıkça kurmaz; mahlas ile aile adı arasındaki bağ metinden çıkan bir okumadır.
Kimin Beyti
Hüsameddin beyti verdikten sonra iki ihtimal sayar: beyit "gâlibâ", yani büyük ihtimalle Sîmî hakkında söylenmiştir, ya da Sîmî'nin kendisinindir. Birinci ihtimalde başka bir şair, gümüş tenli bir genci överken onun mahlasını açıklıyor demektir. İkinci ihtimalde ise şair kendi mahlasının nereden geldiğini söyleyen bir beyit kurmuştur; bu da mahlas beyitlerinde görülen bir tavırdır. "Demişdir" fiilinin üçüncü şahıs olması iki okumaya da açıktır, çünkü özne "gözlerim"dir. Beytin hangi kaynaktan alındığı yazılmamıştır. Sîmî'nin Abdî Efendi'nin yanmış tezkiresinde yer aldığını Hüsameddin söylediğine göre, beyit o tezkireden gelmiş olabilir; bunu doğrulayacak bir kayıt yoktur.
Vezin, mesnevi ve kıtalarda sık görülen kısa remeldir. Tek beyit olarak kaldığı için daha uzun bir manzumenin parçası mı, yoksa bir mecmua kenarına yazılmış bağımsız bir nükte mi olduğu bilinmiyor. Sîmî'nin mahkeme kâtipliğinden divan kâtipliğine uzanan hayatı Sîmî Ahmed Çelebi (Gümüşlüzâde) yazısında anlatılmıştır.
Kaynakça
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 10, s. 539 (e-kitap s. 349). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page349.html
Çevrimiçi kaynaklar

