Özgün Metin
Vezin: Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün
Ḳande gitdi ol civânım gül-fidanım görmedim
Vech-i mürşîd-i münevver bedr-i mâhım görmedim
Günümüz Türkçesiyle
1. O gencim, gül fidanım nereye gitti, göremedim. Yüzü nurlu bir mürşidin yüzü gibi parlayan dolunayımı göremedim.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Elimizdeki metin, Merzifon Cönkü'nün 30. sayfasında Visâlî mahlasıyla kayıtlı bir şiirin ilk beytidir. Hakverdioğlu şiiri divan diye adlandırır ve yalnız ilk beytini verir. Halk şiirinde divan, aruzun genellikle "fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün" kalıbıyla söylenen bir türdür; XIX. yüzyıl âşıkları divan, semâî ve kalenderî gibi aruzlu türlerde de şiir söylemiştir. İki mısra "görmedim" rediflidir; "fidanım" ve "mâhım" kelimelerinde "-ım" ekinden önceki uzun "â" sesi zayıf bir kafiye kurar. Mısralar "fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün" kalıbına uyar; vezin tespiti bizimdir. Hakverdioğlu'nun sayım listesinde Visâlî'ye ayrıca bir hece şiiri verilir, fakat bu şiir makalede yer almaz.
Anlam ve Söz Sanatları
Beyit, ortadan kaybolan sevilen birini arayan bir sesle kurulur ve iki mısra da "görmedim" sözüyle biter. Sevilen kişi önce "civân", yani genç, ve "gül fidanı" olarak anılır; gül fidanı boy bosu düzgün, taze ve güzel bir genci anlatan yaygın bir benzetmedir. İkinci mısrada benzetme başka bir alana geçer: aranan kişinin yüzü "vech-i mürşid-i münevver", nurlu bir mürşidin yüzü gibidir; "bedr-i mâh" ise dolunaydır. Mürşid, tarikatta müritlerini yetiştiren manevi rehberdir. Bu tamlama beyte iki türlü okunma imkânı verir: şiir, yüzünü bir mürşidin nuruna benzettiği bir sevgili için söylenmiş bir aşk şiiri olabileceği gibi, gerçekten ölen ya da uzağa giden bir şeyh ya da manevi rehber için söylenmiş bir hasret ve ağıt şiiri de olabilir. Yalnız ilk beyitten hangisinin doğru olduğu anlaşılmaz; bu değerlendirme bizimdir.
Tarihî Bağlam
Şiir Merzifon Cönkü'nde Visâlî mahlasıyla kayıtlıdır. Hakverdioğlu bu şair hakkında bilgi vermez ve kimliği başka bir kaynakta tespit edilememiştir; aynı mahlası kullanan bilinen şairlerle ilişkisi kurulamaz. Bu yüzden şiir yalnız cönkteki kayda dayanarak bu şaire bağlanmıştır. Cönkün XIX. yüzyılda Merzifon'da derlendiği düşünüldüğüne göre şiir o dönemin Merzifon meclislerinde okunan sözler arasındaydı. Kaynakların durumu Visâlî yazısında anlatılmıştır.
Kaynakça
- Metin Hakverdioğlu, "Merzifon Cönkü", idil, 8(57), 2019, s. 553 (Cönk, s. 30). https://www.idildergisi.com/makale/pdf/1552911669.pdf
- M. Fatih Köksal, "Visâlî", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 05.09.2013 (güncelleme 03.11.2020). https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/visali
Çevrimiçi kaynaklar

