Özgün Metin
Başlık: Üsküdâr’dan Amasya’da Müftî-zâde Şâ‘ir Emrî Efendi’ye: Amasya İçin
Şöyle bir gördüm Amasya şehrini rü’yâ gibi
Hâtır-ı fâtırda kaldı şekli de hülyâ gibi
Her minâre manzar-ı islâma ulviyyet-nümâ
Câ-be-câ âlî cevâmi‘ Ka‘be-i ulyâ gibi
Ben yeşillensem Yeşilırmağı’na ta‘n eyleme
Cûşiş-i dil-cû ferah-zâ seyri bak deryâ gibi
Zîr ü bâlâ bir usûl üzre dolâbın her biri
Nağme-perdâz olmada hep mutrib-i gûyâ gibi
Tahtıhe’l-enhâr zî-eşcâr vâdî dil-nişîn
Cennet-âsâdır ne İsviçre ne İspanya gibi
Siyyemâ sîb-i nefîsi yok Kızılelma’da da
Hâkinin hâsiyyet-i feyz-âveri kimyâ gibi
Şimdi bir vâlisi vardır Tal‘at-ı behcet-fezâ
Azm-i umrân-perveri şehri hemân ihyâ gibi
Kalsa Remzî anda bir müddet yazıp evsâfını
Bir eser te’lîf ederdi Asrî-i dünyâ gibi
Günümüz Türkçesiyle
1. Amasya şehrini şöyle bir, kısacık gördüm, sanki rüyada gibi; yorgun aklımda görüntüsü de bir hayal gibi kaldı.
2. Her minaresi İslâm'ın görünüşüne yücelik katıyor; yer yer yükselen büyük camileri yüce Kâbe gibi.
3. Yeşilırmak'ına karşı yeşillenirsem, yani gönlümü ona kaptırırsam beni ayıplama; gönül çeken, ferahlık veren coşkun akışına bak, deniz gibi. (Şair ırmağın adıyla "yeşillenmek", yani heveslenmek fiili arasında kelime oyunu yapar.)
4. Irmaktaki su dolaplarının her biri, aşağısı ve yukarısıyla aynı usulde dönerek, şarkı söyleyen bir çalgıcı gibi nağme döküyor.
5. Altından ırmaklar akan, ağaçlarla dolu, gönle hoş gelen vadisi cennet gibidir; ne İsviçre ne İspanya ona benzer.
6. Hele onun nefis elması Kızılelma'da bile yoktur; toprağının bereket veren özelliği kimya, yani her şeyi altına çeviren iksir gibidir.
7. Şimdi yüzü sevinç saçan Tal‘at adında bir valisi var; bayındırlığı seven azmi şehri adeta yeniden diriltiyor. ("Tal‘at" hem "yüz, çehre" demektir hem de valinin adıdır.)
8. Remzî orada bir süre kalsaydı, şehrin özelliklerini yazarak dünyaca tanınmış Asrî'nin eseri gibi bir eser telif ederdi.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir sekiz beyitlik bir gazeldir. Redif "gibi", kafiye "-yâ / -â" sesidir (rü’yâ, hülyâ, ulyâ, deryâ, gûyâ, İspanya, kimyâ, ihyâ, dünyâ). Mahlas son beyitte geçer. Kaynakta vezin gösterilmez; dizeler Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilâtün Fâ‘ilün kalıbına uyar. Metin Mehmet Arslan'ın bildirisinden alınmıştır. Yakup Şafak'ın Amasya'daki Emrî mecmuasından aktardığı ilk beyitte ikinci mısra "şekli bir hülyâ gibi" biçimindedir; fark anlamı değiştirmez.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel bir şehir övgüsüdür, ama bir Mevlevî şeyhinin kaleminden çıktığı hemen anlaşılır. İkinci beyitte camiler Kâbe'ye benzetilir, beşinci beyitteki "tahtıhe'l-enhâr" (altından ırmaklar akan) sözü Kur'ân'daki cennet tasvirinden alınmış bir iktibastır. Dördüncü beyit ise baştan sona musiki kelimeleriyle kuruludur: "zîr" (ince ses), "usûl" (ritim kalıbı), "nağme" ve "mutrib" (çalgıcı). Su dolaplarının sesini bir fasıl topluluğuna benzeten bu beyitte, gençliğinde semâ çıkarmış ve ömrünü Mevlevî dergâhlarında geçirmiş bir şairin kulağını görmek mümkündür; bu yorum bizimdir. Benzetmenin konusu ise gerçek bir manzaradır: Yeşilırmak kıyısında bağ ve bahçeleri sulayan su çarkları.
Şiirin en hafif beyti üçüncüsüdür: "yeşillenmek" ile Yeşilırmak arasındaki cinas, şairin ırmağa kapılmasını bir şakayla haklı çıkarır. Altıncı beyitte elma ile Kızılelma, yedinci beyitte "tal‘at" (çehre) ile valinin adı, sekizincide "asrî" (çağa ait) ile Hüseyin Hüsâmeddîn'in mahlası tevriyelidir. Klasik şiirdeki uzak ve efsanevi yerlerin yerine İsviçre ile İspanya'nın anılması, geleneksel kalıbın yirminci yüzyıla taşındığını gösterir.
Tarihî Bağlam
Başlık, gazelin Üsküdar'dan Amasya müftüsünün oğlu şair Ahmed Emrî Yetkin'e gönderildiğini söyler. Şafak'a göre Emrî'nin mecmuasında şiirin sonunda "22 Teşrîn-i evvel sene 936 tarihli mektûbundan" kaydı, aynı mecmuanın 81b sayfasında da Remzî'nin damadıyla birlikte 4 Ekim 1936 pazar günü Amasya'ya geldiği, Mevlevî şeyhinin oğlu Celâl Bey'in evinde kaldığı, ertesi gün Yüzbeyi köyüne gidip Çorum'a geçtiği notu bulunur. İki kayıt birlikte okunduğunda gazelin bu bir günlük ziyaretten on sekiz gün sonra yazılan bir mektupla gönderildiği anlaşılır; bu bağlantı tarihlerden çıkarılmıştır. Amasya Valiliği'nin listesine göre 1935-1945 arasında valilik yapan Talat Öncel, yedinci beyitteki "Tal‘at" olmalıdır. Son beyitte anılan Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar o sırada hayattaydı. Remzî, şehrin tarihçisine iltifat ederek şiirini, Amasya'yı kendisinden iyi bilen Amasyalı dostuna sunar. Şehirde anılan yerler üzerine ayrıntılı notlar Amasya Şiirleri bölümündeki sayfada, şairin hayatı Ahmed Remzi Akyürek yazısında yer alır.
Kaynakça
Akademik çalışmalar
- Mehmet Arslan, "Divan Edebiyatında Şehirler Üzerine Yazılan Şiirler ve Bunlar Arasında Amasya Şiirleri", Uluslararası Amasya Şairleri Bilim Şöleni Bildiriler Kitabı (4-6 Ekim 2018), ed. M. Fatih Köksal, Sibel Murad, Mevlüt İlhan, Ankara: KIBATEK, 2018, s. 47-70; şiir s. 57-58 (çeviriyazı: Mehmet Arslan). https://makale.isam.org.tr/bitstreams/6533e00d-6d4a-45b4-b9cd-a0d910b9bbe7/download
- Hasibe Mazıoğlu, "Akyürek, Ahmed Remzi", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 2, İstanbul 1989, s. 304-305. https://islamansiklopedisi.org.tr/akyurek-ahmed-remzi
Resmî kaynaklar
- T.C. Amasya Valiliği, "Görev Yapmış Valilerimiz". http://www.amasya.gov.tr/gorev-yapmis-valilerimiz
Kitaplar
- Yakup Şafak, "Ahmed Emrî Yetkin'in Yazma Bir Mecmuası ve Bu Mecmuada Bulunan Mevlevî Şairler", Mevlâna ve Mevlevîlik Harsiyatı 1, ed. Nuri Şimşekler vd., Konya: Selçuk Üniversitesi Yayınları, 2025, s. 753-768. https://dosyalar.semazen.net/e_kitap/ahmed-emri-yetkinin-yazma-bir-mecmuasi-ve-bu-mecmuada-bulunan-mevlevi-sairler.pdf
Çevrimiçi kaynaklar
- https://makale.isam.org.tr/bitstreams/6533e00d-6d4a-45b4-b9cd-a0d910b9bbe7/download
- https://dosyalar.semazen.net/e_kitap/ahmed-emri-yetkinin-yazma-bir-mecmuasi-ve-bu-mecmuada-bulunan-mevlevi-sairler.pdf
- https://islamansiklopedisi.org.tr/akyurek-ahmed-remzi
- http://www.amasya.gov.tr/gorev-yapmis-valilerimiz

