Cihâdî Ahmed Ağa, "Altıncı" lakabıyla anılan, XVII. yüzyılın ikinci yarısında yaşamış Amasyalı bir yeniçeri ve saz şairidir. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın Amasya Tarihi'ne göre Celâlî Mehmed Ağa'dan sonra şehrin en tanınmış saz şairi olmuş, Kandiye kuşatmasında söylediği destanlarla yeniçerileri savaşa yüreklendirmiş, Sadrazam Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa'nın iltifatını kazanmış, 1093 (1682) dolaylarında ölmüştür. Hüsameddin onun destanlarının, manilerinin ve ezgilerinin çok olduğunu yazar; ne var ki bunlardan tek bir dize bile kayda geçmemiştir. Şairin adı sitede Amasya Türküleri ve Uzun Havalar ile Amasya'da Âşıklık Geleneği yazılarında da geçer; bu sayfa onun hakkındaki kayıtları bir araya getirir.
Hüsameddin'in Kaydı
Hüsameddin, Amasya Tarihi'nin sekizinci cildinde, adı "cim" harfiyle başlayan Amasyalıları verdiği bölümde şairi şöyle tanıtır:
Cihâdî Ahmed Ağa-Altıncı Amasyalıdır. Yeniçeri Hasan'ın oğludur. Bu da yeniçeri olup oda-başılığa kadar terakkî gördü. Güzel bir sâz şâiri olup Celâlî Mehmed Ağa'dan sonra iştihâr etdi. Kandiye fethinde yeniçerileri destânlarıyla harbe teşvîk eylediğinden terakkî gördü. Sadr-ı a'zam ve serdâr-ı ekrem Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa'nın nâ'il-i iltifât ve ihsânı oldu. 1086'da tekâ'üd ulûfesiyle mütekâ'id olup 1093 hudûdunda vefât etdi. Muhârib, hoş-sohbet bir halk şâiri idi. Destânları, mânîleri, ezgileri çokdur.
Günümüz Türkçesiyle kayıt şunu söyler: Cihâdî Ahmed Ağa, "Altıncı" diye bilinir ve Amasyalıdır. Yeniçeri Hasan'ın oğludur. Kendisi de yeniçeri olmuş, odabaşılığa kadar yükselmiştir. İyi bir saz şairiydi ve Celâlî Mehmed Ağa'dan sonra ün kazandı. Kandiye'nin fethinde destanlarıyla yeniçerileri savaşa yüreklendirdiği için terfi etti. Sadrazam ve başkomutan Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa'nın iltifatına ve ihsanına kavuştu. 1086 yılında emeklilik maaşı bağlanarak emekliye ayrıldı ve 1093 dolaylarında öldü. Savaşçı, sohbeti hoş bir halk şairiydi. Destanları, manileri ve ezgileri çoktur.
Maddenin sitedeki aktarımı Hüsameddin ansiklopedisinde okunabilir.
Hayatı
Cihâdî'nin doğum tarihi bilinmez. Babası Hasan da yeniçeriydi ve oğlu aynı ocakta yetişti; ocağa ne zaman ve nasıl yazıldığını Hüsameddin söylemez. Kaydın verdiği en yüksek rütbe odabaşılıktır. Türk Dil Kurumu sözlüğü odabaşını, yeniçeri kuruluşunda alaylardaki selam törenlerini düzenleyip yöneten subay olarak tanımlar. Şairin "Altıncı" lakabının neden verildiği kaynakta açıklanmaz; bir ortanın numarasına mı, başka bir ayrıntıya mı dayandığı bilinmiyor.
Hayatının belirleyici olayı Kandiye kuşatmasıdır. Ersin Gülsoy'un TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki "Kandiye" maddesine göre Girit'in bu merkezi, yaklaşık yirmi üç yıl süren abluka ve kuşatmanın ardından 9 Rebîülâhir 1080 (6 Eylül 1669) tarihinde anlaşma yoluyla Osmanlılara teslim edilmiş, son seferi de Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa yönetmişti. Hüsameddin'e göre Cihâdî bu kuşatmada destanlarıyla yeniçerileri savaşa teşvik etmiş, bu hizmeti yüzünden terfi etmiş ve serdar olarak orduda bulunan sadrazamın ilgisini çekmiştir. Cavit Güzel, Amasya'daki âşık tarzı destan geleneği üzerine çalışmasında yeniçeri ocaklarının âşıkları işlevleri bakımından değerlendirip desteklediğini ve bu geleneğin en güçlü yaşadığı çevrelerden biri olduğunu vurgular; Cihâdî'yi de bu çerçevede, ordunun moralini yükseltme görevini başarıyla yerine getiren bir destancı âşık olarak anar.
Cihâdî 1086 (1675-76) yılında "tekâ'üd ulûfesi", yani emekli maaşı bağlanarak ocaktan ayrılmış ve 1093 (1682) dolaylarında ölmüştür. Hüsameddin ölüm yerini vermez; kaydın Amasyalılar arasında yer alması ve başka bir şehirden söz edilmemesi, şairin emeklilik yıllarını Amasya'da geçirdiğini düşündürür. Bu bir çıkarımdır.
Amasya ile Bağı
Cihâdî'yi Amasya'ya bağlayan kaynak Hüsameddin'dir: onu açıkça Amasyalı sayar ve Amasya'nın saz şairleri zinciri içinde, Celâlî Mehmed Ağa'nın ardından gelen kişi olarak konumlandırır. Türedioğlu Celâlî Mehmed Ağa, Meydan Köprü semtindeki "Yüksek Kahve"de saz çalıp destan okuyan ve 1069 (1659) yılında idam edilen bir sipahi saz şairiydi. Cihâdî'nin şöhreti bu tarihten sonra yükselmiş görünür.
Hüsameddin, Köprülüler devrini anlattığı dördüncü ciltte de Amasya'nın halk şairlerini sayarken "Cihâdî, Hüznî, Seyfî, Izzî" adlarını verir ve şehrin halk şairlerinin "pek âşık", yaptıkları manilerle ezgilerin "pek yanık" olduğunu söyler. Bu bölüm Köprülü Mehmed Paşa'nın sadaretiyle başlayan dönemi anlattığına göre, burada anılan Cihâdî'nin Cihâdî Ahmed Ağa olması kuvvetle muhtemeldir. Güzel'in çalışması ise aynı listeyi XVI. yüzyılın sonu ile XVII. yüzyılın başına yerleştirir ve Cihâdî adını hem bu erken listede hem de XVII. yüzyıl destancıları arasında ayrı ayrı anar. Hüsameddin'in metni iki ayrı Cihâdî bulunduğunu göstermez.
Şiiri
Cihâdî Ahmed Ağa'nın şiirlerine ulaşılamamıştır. Hüsameddin onun destanlarının, manilerinin ve ezgilerinin çok olduğunu yazar ama bir örnek vermez. Güzel de Amasya Tarihi'nde adı geçen âşıkların eserlerinden örnek bulunmadığını, başka kaynaklarda yaptığı aramalarda da bu âşıkların herhangi bir eserine ulaşamadığını belirtir. Hüsameddin aynı dördüncü ciltte Amasya'nın yanık manilerinin kendi zamanına kadar ağızdan ağıza korunduğunu ve bunları en iyi bilenin bağlama şairi Abdal Ağasızâde İsmâil Hakkı Efendi olduğunu ekler; Cihâdî'nin manilerinin bir kısmı bu sözlü birikimin içinde yaşamış olabilir, ama hangi parçanın ona ait olduğunu gösteren bir kayıt yoktur. Bir divanı ya da cönklere geçmiş bir şiiri olduğuna dair kayıt da bulunamamıştır.
Kronoloji
1069 (1659): Saz şairi Celâlî Mehmed Ağa idam edilir; Hüsameddin'e göre Cihâdî onun ardından ün kazanır.
9 Rebîülâhir 1080 (6 Eylül 1669): Kandiye anlaşma yoluyla teslim alınır; Cihâdî'nin kuşatmada destanlarıyla yeniçerileri yüreklendirdiği aktarılır.
1086 (1675-76): Cihâdî emekli maaşı bağlanarak ocaktan ayrılır.
1093 (1682) dolayları: Cihâdî Ahmed Ağa ölür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 8, s. 216 (e-kitap s. 545). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page545.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 8, s. 143-144 (e-kitap s. 521). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page521.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 4, s. 197 (e-kitap s. 609). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page609.html
Akademik çalışmalar
- Cavit Güzel, "Amasya'da Âşık Tarzı Destan Geleneği", Uluslararası Türkçe Edebiyat Kültür Eğitim Dergisi, 9(3), 2020, s. 1089-1105 (s. 1094-1095). https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1305244
- Ersin Gülsoy, "Kandiye", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 24, İstanbul 2001, s. 303-305. https://islamansiklopedisi.org.tr/kandiye
Resmî kaynaklar
- Türk Dil Kurumu, "odabaşı", Güncel Türkçe Sözlük. https://sozluk.gov.tr/
Çevrimiçi kaynaklar
