Amasyalıdır. Amasya fuzalâsından Fârfârî demekle meşhûr Hakâlalı es-Seyyid Muhyiddîn Mehmed Çelebizâde es-Seyyid Derviş Mehmed Çelebi mahdûmu olup Lâdik’de medfûn olan [553] sâhibü’l-hâl es-Seyyid Ahmed-i Kebîrü’r-Rifâ’î evlâd-ı kirâmındandır.

Amasya fuzalâsından ikmâl-i tahsîl edib ders-i âm, Hakâla’da Kâsım Bey Medresesi müderrisi oldu. Ba’dehû Amasya’da Hüseyin Ağa ve ba’dehû Kameriyye-i Tokat müderrisi olarak ulemâ arasında temâyüz etdi. Sonra meslek-i kudâta girip Kayseriyye mollası 1033 senesi gurre-i muharreminde Amasya kadısı oldu.

1034 senesi gurre-i muharreminde ma’zûl olup Amasya’da ikâmet etdi. 1035 senesi gurre-i saferinde sâniyen Amasya kadısı olup 1036 senesi muharremi gâyesinde müddet-i örfiyyesi hitâma erdiğinden İstanbul’a gitdi. 1037 senesi şevvâlinde Tokat kadısı oldu.

1038 senesi şevvâlinde ma’zûlen Amasya’ya gelip 1040’da vefât etdi. Âlim, sâlih, mu’tedil, hattı güzel bir seyyid-i zî-şân idi. Mahdûmları es-Seyyid Abdüsselâm, es-Seyyid Abdülkerîm, es-Seyyid Abdurrahmân Efendilerdir. Bunlar da meşâhîr-i kudâttan idiler.