“el-Kâmil” ve “Ikdü’l-cümân” gibi tevârîh-i Arabiyye’de yazıldığı üzere Amasya’nın Harşene denilen Kal’a-i Bâlâsı sükkânından [492] bir Rûm’un oğludur. Tarsus vâlisi ve hudûd-ı Rûmiye kumândânı olan Ahmed bin Gılig et-Türkî 270’de gâlibâne Amasya’ya kadar gelip hayli esîr aldığı esnâda bunu pek genç iken alıp hüsn-i cemâline binâen halîfe Ahmed el-Mu’tezıd-billâh el-Abbasî’ye kable’l-hilâfe takdîm etmişdi.
279’da Ahmed el-Mu’tezıd halîfe oldukda nâ’il-i emâret ve ba’dehû sâhib-i Şurta-i Bağdâd oldu. 289’da halîfe-i müşârün-ileyhin vefâtında diyâr-ı Mudar emâretine gönderilip oradan Şam vâlisi Muhammed Ihşid bin Tuğc et-Türkî yanına geldi. Buradan Mısır’a gidip İbn-i Tolun’a hizmet etdi.
324’de Ihşid Muhammed bin Tuğc, Mısır ve Şam ve Arabistân hükümdârı oldukda tarafından Şam vâlisi oldu. 328’de Vezîr İbn-i Râ’ik Şam’a hücûm ve galebe etdikde bilâd-ı Arîş’e ve buradan Mısır’a firâr ve ba’dehû Seyfüddevle Hamdânî’ye ilticâ ederek bunun tarafından Diyâr-ı rebî’a vâlisi oldu.
329’da Halîfe Ebû İshâk el-Müttakî-billâh el-Abbasî’ye arz-ı ubûdiyyet edib 331’de emîrülhâc olarak Hicâz’a gitdi. Avdette sâniyen sâhib-i şurta-i Bağdâd oldu. 333’de [493] Efendisinin katlinde bilâd-ı Fars emâretine gönderildi. İrtihâline kadar vâlî olarak burada kaldı.
Ebûbekir el-Hatîb el-Bağdâdî “Târîh-i Bağdâd”ında diyor ki: Şecî’, sâlih, gayet dindâr, müstecâbü’d-da’ve bir emîr idi. Mahdûmu Emîr Mehmed bin Bedir el-Harşenî, pederinin vefâtıyla bilâd-ı Fâris vâlisi oldu. Ba’dehû ma’zûlen Bağdâd’a gelip ilm-i hadîs ile iştiğâl ederek 364’de vefât etdi. Sikât-ı ulemâdan idi.