Amasya a’yânından el-Hâc Hüseyin Ağa’nın mahdûmu ve Bozoklu Bektâş Ağa’nın kerîmezâdesidir. 1147’de sipâhî kaydedildi. Ba’zı iltizâmât işlerinde kazanıp kesb-i yesâr ederek 1168’de dergâh-ı âlî kapıcıbaşılarından oldu.
1177’de Sipâhîler ağası, 1180’de matbah-ı âmire emîni [524] olarak Üçüncü Sultân Mustafa’ya fevkalâde tekarrüb etdi. 1183 rebiülâhirinde kâ’im-makâm-ı sadr-ı âlî olan Abras Süleyman Paşa’nın istirkâbına uğradığından bir kaç ay sonra azledilip Amasra kalesi binâ emîni olarak taşra gönderildi.
1185’de şehzâde iken Sultân Süleyman-ı Sâlis’in lalası olup Sarây-ı hümâyûn me’mûru oldu. 1187 zilka’desinde Sultân Mustafa’nın vefâtıyla lalalıkdan afv edilip 1188 senesi recebinde Surre-i hümâyûn emîni olarak Hicâz’a gitdi. Avdetinde mütekâ’id oldu.
1203 senesi recebinin on birinci günü cülûs eden Sultân Selîm-i Hân-ı Sâlis’e musâhib olup on beş ay kadar makbûlâne yaşadığı hâlde 1204 senesi zilka’desinde vefât etdi. Hoş-gû, muhâzarâta vâkıf, latîf, hikâyeler bilir, müdebbir, mizâc-gîr bir zât idi. İhrâz-ı vezâret edeceği esnâda belâya uğramışdı. Mahdûmları dergâh-ı âlî kapıcıbaşlarından Hasan, Hüseyin Ağalar ve kethüdâsı Amasyalı el-Hâc Süleyman Ağa’dır. [525]