Esbak Amasya mütesellimi Hacı Efendizâde Sarı Mehmed Ağa’nın kölesidir. Ba’de’l-i’tâk sipâhi olup Gürcü Mehmed Paşa’nın dâiresine intisâb ederek müşârün-ileyhin kethüdâsı oldu. 1061 senesi zilka’desinde Paşa sadrâzam oldukda kethüdâ-yı sadr-ı âli olup nüfûz ve itibâr kazandı.

1062 recebinde Mehmed Paşa’nın azl ve tevkîfinde vüzerânın hâtırlarına değecek işde bulunmadığından cem eylediği mâl-ı firâvânından bir mikdarı alınıb salıverildi. Be’dehû [554] Mehmed Paşa da itlâk edilerek Ohri Sancağına gönderildi. 1066’da müşârün-ileyhin vefâtında Köprülü Mehmed Paşa’ya çatıb Abaza Hasan Paşa vak’asında hayli işe yaradı.

1069’da Abaza Hasan Paşa’nın i’dâmında mîr-lîvâ ve ba’dehû beylerbeyi olup 1077’de Rakka ve 1078’de Musûl beylerbeyi oldu. Bu esnâda âsî olan Basra vâlîsi Hüseyin Paşa’nın tenkîli ve istîsâline me’mûren Basra’ya gitdi.

1079’da ma’zûlen Amasya’ya gelip 1087 hudûdunda vefât etdi. Şeci’, cesûr, müdebbir, “Deli Dilâver” demekle meşhûr idi. Mahdûmu Mehmed Bey’dir. Bunun mahdûmu Yahya Bey’dir. Bunlara Dilâver Paşazâdeler dendi.