Amasyalıdır. Yahyâ Çelebi bin Habîb Efendi bin Abdûlvâsi’ Çelebi bin Habîb Çelebi bin Pîrî Ahmed Efendi’nin mahdûmudur. Vâlidesi Şerîfe Fâtma bint-i Şerîfe Fâtma bint-i es-Seyyid Celâleddîn Mehmed Asgar tarafından siyâdeti vardır.
Amasya mahkeme-i şer’iyyesi başkâtibi kudâttan İkincizâde Hulûsî Alî Efendi’den hutût-ı mütenevvi’ayı ahz u temeşşuk ve Kayyımzâde el-Hâc İsmâ’îl Efendi’den de ulûm-ı edebiyye ve şer’iyeyi ahz u tahsîl ederek ders-i âm oldu. [297]
Yıllarca tedrîs-i ulûm ve ta’lîm-i hutût ederek hayli şâkirdâna icâzet verdi. 1159’da birâderi es-Seyyid el-Hâc Ahmed Efendi’nin vefâtında mahlûlünden Halfet Gâzi müderrisi ve iki def’a nakîbü’l-eşrâf kâ’im-makâmı olup 1176 senesi evâsıtında vefât etdi.
Âlim, kâmil, vâ’iz bir hattât-ı meşhûr idi. 1154’de yazdığı “Mugni’l-Lebîb” kitâbı sülûs kırmasında mâhir olduğunu i’lân etmektedir. Bu kitâb Abdüllatîf Efendi kütübhânesinde ziyâret olundu. Yazdığı bir kıt’a silsile-nâmesi evlâdına ve târîhe yâdigâr olmuştur. Bu silsile-nâmesi de Vâsi’ Çelebizâde Hâfız Ebûbekir Efendi’nin hânesinde görüldü. Mahdûmu es-Seyyid İsmâ’îl Efendi’dir.