Amasya’da Serdâr Hânı demekle meşhûr Hân’ın sâhibi ve Yeniçeri Serdârı Sulûkîoğlu el-Hâc Mehmed Ağa bin Hızır Çelebi bin, İskender Çelebi bin Sulûkî Mehmed Çelebi mahdûmu olup sadr-ı esbak el-Hâc Halîl Paşa’nın ahfâdındandır.

Sipâhi olup Bayram Paşa’nın dâiresine intisâb ederek ağalarından oldu. Sadâretinde silahdârı olup hidemât-ı mühimmede istihdâm edildi. Bâ’dehu dergâh-ı âlî kapıcı-başılarından olup 1059’da sipâhiler ağası oldu.

1060 senesi recebinde ma’zûl olup şâbânında Sultân Bâyezîd Evkâfı Mütevellîsi olarak Amasya’ya geldi.

1061 senesi şevvâlinde Kars beylerbeyi olup Amasya’dan gitdi. Ba’dehû Çıldır vâlîsi olup [418] 1064’de ma’zûlen geldi. Sene-i mezbûre sonlarında İbşir Mustafa Paşa Sadr-ı a’zam oldukda 1065 senesi evâilinde Ankara beylerbeyi oldu.

1065 senesi recebinde İbşir Paşa’nın maktûlen vefâtında azl edilib şâbânında sânîyen Evkâf-ı Sultânîyye mütevellîsi olduğu halde Amasya’ya geldi. Bir mâh Amasya’da zuhûr eden bir hadiseyi bastırıb hüsn ü teveccüh kazandı. Üç yıl kadar mütevellî olarak Amasya’da kaldı.

1068 senesi cumâdelûlâsının sekizinci günü sânîyen Ankara beylerbeyi ve 1069 cumâdelâhiresinde Rakka vâlîsi olup 1071 senesinde ma’zûlen yine Amasya’ya gelip sâlisen Evkâf-ı Sultânîyye Mütevellîsi oldu.

1072’de Gümüş’de medresesi olan ceddi el-Hâc Halîl Paşa’nın vakfı zâyi’ olduğundan kendisinin emlâkını vakf ederek medresenin evkâfını ihyâ etdi. Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa’nın sadâreti evâilinde Kastamonu vâlîsi olup gitdi. Buradan da ba’de’l-azl 1079 senesi evâhirinde vefât etdi. [419]

Evlâdı ma’lûm olamadı. Ancak birâderi Abdullah Ağa olup vakfına Sulûkîzâdeler mütevellî olmakda idi. Amasya’da Üçler Mahallesi’nde ikâmet etdiğinden Üçler Câmiine eczâ-i şerîfe vaz’ ve mikdar-ı kâfi nukûd vakf etdi. Halîl Paşa cüzhanları iki yüz yıl kadar devam ederek rûhunu şâd etmişdi.