Amasya’da vâlî iken Sultân Bâyezîd-i Sânî kadınlarından olan Bülbül Hâtun’un birâderi ve Sultân-ı müşârün-ileyhin kölesi idi. Bu münâsebetle Amasya’da büyüdü. Hattât-ı meşhûr Hamdullah Efendi’den hüsn-i hatt öğrendi.
886’da Sultân Bâyezîd’in cülûsunda hemşirezâdesi olan Şehzâde Sultân Ahmed Amasya vâlîsi oldukda yanında kalıb tedrîcen silahdârı ba’dehû ma’iyyet-i ümerâsından oldu. 918’de şehzâde-i müşârün-ileyhin ihnâkında mün’adim oldu. Hattât, ehl-i dânîş bir emîr idi. Mahdûmu Mehmed Çelebi de hattât-ı meşhûr idi. “Tuhfetü’l-Hattâtîn”de bunların ikisi birleştirilib Hândân Mehmed Çelebi denmişdir.