Amasyalıdır. Gümüş Kasabası’nda medresesi olan Sadr-ı esbak el-Hâc Hayreddîn Halîl Paşa’nın ikinci mahdûmu ve İskender Bey’in birâderidir. Sultân-ı Murâd-ı Sânî hizmetinde tefeyyüz ederek Amasya vilâyeti defterdârı oldu. [348] Ba’dehû Anadolu defterdârı olup Ankara’ya gitdi. 841’de ma’zûlen Amasya’ya gelip Kızılca Çiftliği’nde ikâmet etdi. 845’de emlâkı olan İnepazar Nâhiyesi’nde kâin Dere Seki, Kızılca ve Türkmancıklar karyelerinin nısfını evlâdına vakf ve Amasya’da ba’zı mesâcide vezaîf tayîn etdi.
846’da Amasya vâlîsi Şehzâde Alaeddîn Beyle beraber birâderi İskender Bey ’in idamı üzerine mevkûfâtının idâresiyle meşgûl olup 851 sâlinden sonra vefât etdi. Mahdûmları Halîl, Mahmûd Çelebilerdir.
1047’de Bayram Paşa Amasya’ya gelip İçeri şehirde Kâdı Ali Çelebi Mescidi’ni müceddeden imâr ve minber vaz’ıyla câmiye tahvîl etdikde şu muvakkâtı, mîrî nâmına zabt ve ba’dehû şu câmiin mesâlihine vakf u tahsîs etmişdi.
Ba’dehû Hürrem Çelebi evlâdından eş-Şeyh Osmân Efendi bin Mehmed Çelebi meydâna çıkıb evlâd-ı vâkıfdan olduğunu bi’l-muhâkeme isbât etdikden sonra bu hâli Dîvân-ı Hümâyûn’a şikâyet edib icrâ edilen teftişadda Bayram Paşa’nın zabt ve tahsîsi [349] sâbit olduğundan Hürrem Çelebi vakfına müdâhale edilmemesine dâir 21 Rebîülevvel 1066 târîhli bir fermân-ı âlî sâdır olduğu defter-i evkâfda görüldü.