Amasyalıdır. Amasya müftüsü Yeğenzâde Hacı Mehmed Efendi’nin mahdûmudur. Amasya’da tahsîl-i ulûm edib İstanbul’a gitdi. Sıtkı Mustafa Paşa’nın himmetiyle Galatasarây gılmânına mu’allim olmuştu. Ancak 1065 recebinde Sadr-ı a’zam İbşir Paşa’nın azl ü katlinde sarâydan çıkıp Kürdistan’a gitdi.
Orada Molla Gürânî, Mardin müftüsü Alî, Ahmed Haydarânî, Mahmûd Mevsılî, Kara Kâsım, Molla Nûreddîn Efendiler’in halka-i tedrîsinde yedi yıl ikmâl-i tahsîle çalışıp icâzetnâme alarak 1072’de avdet ve 1073 muharreminde müderris ve Sadr-ı a’zam Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa’ya mu’allim ve musâhib olarak temâyüz etdi.
On yıl tedrîs-i ulûm-i aliyye ederek ikmâl-i devre-i medâris eylediğinden 1083 muharreminde Dârü’l-hadîs-i Süleymaniye müderrisliğinden Şâm mollası oldu. 1085 muharreminde [152] ikmâl-i müddet ederek avdetinden bir yıl sonra 1086 rebîülevvelinde Edirne kadısı oldu.
1088 rebîülevvelinde ma’zûlen avdet etdi. Fâzıl Ahmed Paşa’nın vefâtından müte’essir olup 1089 senesi zilka’desinde dâr-ı na’îme irtihâl etdi. Zincirlikuyu’da medfûndur. Meşâhîr-i fuzalâdan olup usûl ü fürû’da mâhir, ulûm-i akliyyede muhakkik, tefsîr ve hadîsde yegâne-i rüzgâr idi. Kitâblarını vakf edib Sultân Selîm Câmiinde yaptırdığı dolaba vaz’etmişdi. Fâtîh civârında mektebi ve fünûn-i muhtelifeye ait ta’lîkâtı vardır.